upset

//ʌpˈsɛt//

İsimler
C1

Çeviri

sürpriz yenilgi

Tanım

Upset, özellikle spor ve yarışma bağlamlarında, güçlü veya favori olan tarafın beklenmedik bir şekilde yenilgiye uğraması anlamına gelen bir isimdir. Bu durum, genellikle tahmin edilen sonucun aksine, daha zayıf görünen tarafın galibiyetiyle sonuçlanır ve şaşkınlık yaratır. Terim, resmi spor yayınlarında ve günlük konuşmalarda, bir maçın veya yarışmanın en dikkat çekici yönü olarak kullanılır.

Örnek

  • The biggest upset of the tournament was when the unseeded player defeated the world champion.

    Turnuvanın en büyük sürpriz yenilgisi, seribaşı olmayan oyuncunun dünya şampiyonunu yenmesiydi.

  • Their victory over the top-ranked team was a monumental upset.

    En üst sıradaki takımı yenmeleri muazzam bir sürpriz yenilgiydi.

  • The underdog's win is being hailed as one of the greatest upsets in sports history.

    Güçsüz tarafın galibiyeti, spor tarihinin en büyük sürpriz yenilgilerinden biri olarak selamlanıyor.

  • Analysts are still discussing the political upset that occurred in the recent elections.

    Analistler, son seçimlerde yaşanan siyasi sürpriz yenilgiyi hâlâ tartışıyor.

  • The championship saw a major upset in the semi-finals.

    Şampiyonada yarı finallerde büyük bir sürpriz yenilgi yaşandı.

  • Pulling off such an upset required not just skill but also incredible mental fortitude.

    Böyle bir sürpriz yenilgiyi gerçekleştirmek yalnızca beceri değil, aynı zamanda inanılmaz bir zihinsel dayanıklılık gerektirdi.

  • The stock market experienced a significant upset following the unexpected news.

    Beklenmedik haberin ardından borsada önemli bir sürpriz sonuç yaşandı.

  • Despite being the clear favorite, the boxer suffered a shocking upset in the third round.

    Açık ara favori olmasına rağmen, boksör üçüncü rauntta şok edici bir sürpriz yenilgiye uğradı.

  • The film's award season was marked by a major upset when it lost to a low-budget indie movie.

    Filmin ödül sezonu, düşük bütçeli bir bağımsız filme kaybetmesiyle büyük bir sürpriz yenilgiyle damgalandı.

  • The coach said the team would learn more from this upset than from an easy victory.

    Koç, takımın bu sürpriz yenilgiden kolay bir galibiyetten daha çok şey öğreneceğini söyledi.

Eş anlamlılar

şaşırtıcı sonuç
beklenmedik sonuç
sürpriz

Diğer anlamlar

  • B1
    üzgün, keyfi kaçmış (duygusal durum)Bu anlama git
  • B2
    bozmak, altüst etmek (fiil)Bu anlama git
  • C1
    beklenmedik yenilgi, şaşırtıcı sonuç (isim)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Bir grubun veya bireyin, başka bir grup veya otorite tarafından adaletsiz, zalimce ve şiddet içeren yöntemlerle kontrol altına alınması, ezilmesi ve özgürlüklerinin kısıtlanması durumu. Genellikle siy…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, hoşnutsuzluğu veya anlaşmazlığı sözlü olarak ifade etmek anlamına gelir. Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda, bir öneriye, karara veya duruma karşı gerekçeli b…

original

orijinal

İsimler

Original kelimesi, bir şeyin ilk ve en eski hali, kökeni veya başlangıç noktası anlamında kullanılan bir isimdir. Bu kullanımda, bir kopya veya taklidin karşıtı olarak, bir sanat eserinin, belgenin ve…

pile

yığmak, istiflemek

Fiiller

Pile fiili, genellikle düzensiz veya özensiz bir şekilde, bir şeyleri üst üste koyarak biriktirmek, yığın oluşturmak anlamına gelir. Bu eylem, nesnelerin düzenli bir istiften ziyade, çoğunlukla karışı…

pine

özlemek, hasret çekmek

Fiiller

'Pine' fiili, genellikle 'pine for' veya 'pine away' şeklinde kullanılarak, bir kişiye, yere veya geçmiş bir duruma karşı yoğun ve acı verici bir özlem duymayı ifade eder. Bu duygu, kişinin mutsuz olm…

pitch

zift

İsimler

Pitch, özellikle kömür veya odun gibi organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen, koyu renkli, yapışkan ve su geçirmez bir malzemedir; zift veya katran olarak bilinir. Genellikle çatı kaplama, su y…

poison

zehirlemek

Fiiller

Poison kelimesi, fiziksel bir madde olarak zehir anlamının yanı sıra, mecazi olarak bir şeyi yıkıcı veya zararlı hale getirmek, bozmak anlamında da kullanılır. Bu kullanımda, bir ilişkiyi, ortamı, düş…

president

başkan

İsimler

President, özellikle bir kurul, dernek, komite veya benzeri bir organizasyonun en üst düzey yöneticisini ve temsilcisini ifade eder. Bu kullanım, genellikle devlet başkanı anlamından farklı olarak, si…

pride

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…