prime
//praɪm//
Çeviri
başbakan
Tanım
Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet başkanını ifade eder. Başbakan, bakanlar kuruluna başkanlık eder, politikaları yönlendirir ve ülkenin günlük yönetiminden sorumludur. Resmi törenlerde ve uluslararası toplantılarda ülkeyi temsil eden önemli bir figürdür.
Örnek
“The Prime Minister will address the nation tonight regarding the economic crisis.”
Başbakan, ekonomik krizle ilgili olarak bu gece ulusa seslenecek.
“She became the first female Prime Minister of her country in 2010.”
2010 yılında ülkesinin ilk kadın başbakanı oldu.
“The Prime Minister is expected to reshuffle the cabinet next week.”
Başbakanın önümüzdeki hafta kabineyi yenilemesi bekleniyor.
“Opposition leaders criticized the Prime Minister's foreign policy decisions.”
Muhalefet liderleri, Başbakan'ın dış politika kararlarını eleştirdi.
“The Prime Minister met with his counterparts from the European Union.”
Başbakan, Avrupa Birliği'ndeki meslektaşlarıyla bir araya geldi.
“After losing a vote of confidence, the Prime Minister was forced to resign.”
Güven oylamasını kaybettikten sonra, Başbakan istifa etmek zorunda kaldı.
“The Prime Minister's official residence is at 10 Downing Street.”
Başbakan'ın resmi ikametgahı 10 Downing Street'tedir.
“The new Prime Minister outlined his government's priorities in a parliamentary speech.”
Yeni Başbakan, hükümetinin önceliklerini bir parlamento konuşmasında ana hatlarıyla açıkladı.
“The Prime Minister appointed a new finance minister to tackle inflation.”
Başbakan, enflasyonla mücadele etmek için yeni bir maliye bakanı atadı.
“Public opinion polls show a decline in support for the Prime Minister.”
Kamuoyu yoklamaları, Başbakan'a olan desteğin düştüğünü gösteriyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2en iyi, birinci sınıf (sıfat)Bu anlama git
- C1başbakan (isim)(bu sayfa)
- C1hazırlamak, bilgilendirmek (fiil)Bu anlama git