prime
//praɪm//
Çeviri
en iyi, birinci sınıf
Tanım
'Prime' sıfat olarak, bir şeyin en yüksek kalitede, mükemmel durumda veya bir alandaki en üstün örnek olduğunu ifade eder. Genellikle mal, hizmet, konum veya fırsat gibi şeyleri niteler. Bu kullanımda, 'birinci sınıf', 'seçkin' veya 'en kaliteli' anlamlarına gelir ve genellikle resmi veya ticari bağlamlarda kullanılır. Örneğin, 'prime real estate' en değerli, en iyi konumdaki gayrimenkuldür. Bu anlamıyla 'prime', bir şeyin en iyi versiyonu veya en uygun durumu için kullanılan bir ön sıfattır.
Örnek
“The company only uses prime beef in its gourmet burgers.”
Şirket, gurme burgerlerinde yalnızca en iyi kalitede sığır eti kullanır.
“They bought a house in a prime location overlooking the sea.”
Denize bakan birinci sınıf bir konumda ev satın aldılar.
“This land is reserved for prime agricultural use.”
Bu arazi, en iyi tarımsal kullanım için ayrılmıştır.
“As a prime example of modern architecture, the building has won several awards.”
Modern mimarinin en iyi örneklerinden biri olarak, bina birkaç ödül kazandı.
“The store specializes in selling prime cuts of meat.”
Mağaza, en iyi parçalardan kesilmiş et satışında uzmanlaşmıştır.
“We are looking for a prime candidate with extensive experience.”
Kapsamlı deneyime sahip birinci sınıf bir aday arıyoruz.
“The hotel offers prime amenities, including a spa and a rooftop pool.”
Otel, spa ve çatı havuzu da dahil olmak üzere en iyi olanakları sunar.
“This is a prime opportunity to invest in the growing tech market.”
Bu, büyüyen teknoloji pazarına yatırım yapmak için en iyi fırsattır.
“The vineyard produces wine from prime grapes grown on the sunny slopes.”
Bağ, güneşli yamaçlarda yetiştirilen en kaliteli üzümlerden şarap üretir.
“The gallery exhibits prime works of art from the 19th century.”
Galeri, 19. yüzyıldan kalma en iyi sanat eserlerini sergiliyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2en iyi, birinci sınıf (sıfat)(bu sayfa)
- C1başbakan (isim)Bu anlama git
- C1hazırlamak, bilgilendirmek (fiil)Bu anlama git