undermine
//ˌʌndərˈmaɪn//
Çeviri
zayıflatmak, baltalamak
Tanım
Undermine, bir şeyin temelini veya dayanağını gizlice veya kademeli olarak zayıflatmak, gücünü veya etkisini azaltmak anlamına gelir. Genellikle soyut kavramlar (güven, otorite, sistem) için kullanılır ve kasıtlı veya kasıtsız eylemleri ifade edebilir. Örneğin, bir kişinin sürekli eleştirileri bir ilişkiyi zayıflatabilir veya yanlış bilgiler bir planı baltalayabilir. Bu fiil, fiziksel anlamda da (bir yapının temelini oymak) kullanılabilse de, en yaygın kullanımı mecazidir. Günlük konuşmalarda, iş ortamında veya siyasi bağlamlarda sıkça duyulur.
Örnek
“Constant criticism can undermine a person's confidence.”
Sürekli eleştiri, bir kişinin özgüvenini zayıflatabilir.
“The scandal undermined public trust in the government.”
Skandal, halkın hükümete olan güvenini baltaladı.
“His lack of preparation undermined the team's chances of winning.”
Hazırlıksızlığı, takımın kazanma şansını zayıflattı.
“Spreading false rumors can undermine someone's reputation.”
Yanlış söylentiler yaymak, birinin itibarını zedeleyebilir.
“The floodwaters undermined the foundation of the old bridge.”
Sel suları, eski köprünün temelini oydu.
“Her constant interruptions undermined the authority of the speaker.”
Sürekli söz kesmeleri, konuşmacının otoritesini zayıflattı.
“Economic instability can undermine a country's progress.”
Ekonomik istikrarsızlık, bir ülkenin ilerlemesini baltalayabilir.
“He tried to undermine his rival's position by spreading lies.”
Rakibinin konumunu yalanlar yayarak zayıflatmaya çalıştı.
“Poor management decisions gradually undermined the company's success.”
Kötü yönetim kararları, şirketin başarısını kademeli olarak zayıflattı.
“The lack of sleep undermined her ability to focus during the exam.”
Uykusuzluk, sınav sırasında odaklanma yeteneğini zayıflattı.
Eş anlamlılar