steel
//stiːl//
Çeviri
güçlendirmek, hazırlamak
Tanım
Steel fiil olarak, birini zorlu bir duruma karşı duygusal veya zihinsel olarak hazırlamak, güçlendirmek veya cesaretlendirmek anlamına gelir. Bu mecazi kullanım, kişinin içsel direncini artırmak, bir şok, acı veya zorlukla yüzleşmeye hazır hale getirmek için kullanılır. Genellikle 'steel oneself' (kendini hazırlamak/güçlendirmek) şeklinde dönüşlü olarak veya 'steel someone' (birini güçlendirmek) biçiminde geçer. Bu ifade, resmi ve edebi bağlamlarda daha yaygındır ve kararlılık, cesaret ve dayanıklılık çağrışımları taşır.
Örnek
“She had to steel herself before delivering the devastating news to her team.”
Ekibine yıkıcı haberi vermeden önce kendini güçlendirmek zorundaydı.
“He steeled his nerves and walked into the interview room with confidence.”
Sinirlerini güçlendirdi ve özgüvenle mülakat odasına girdi.
“The soldiers steeled themselves for the upcoming battle.”
Askerler, yaklaşan savaşa kendilerini hazırladılar.
“You need to steel your heart against the criticism and stay focused on your goals.”
Eleştirilere karşı kalbini güçlendirmen ve hedeflerine odaklanmaya devam etmen gerekiyor.
“The coach's speech was meant to steel the players for the final match.”
Koçun konuşması, oyuncuları final maçına hazırlamak içindi.
“I took a deep breath to steel myself against the pain of the injection.”
Enjeksiyonun acısına karşı kendimi hazırlamak için derin bir nefes aldım.
“Years of hardship had steeled her, making her resilient to life's challenges.”
Yıllar süren zorluklar onu güçlendirmiş, hayatın zorluklarına karşı dirençli hale getirmişti.
“He steeled his resolve to quit his job and start his own business.”
İşini bırakıp kendi işini kurma kararlılığını güçlendirdi.
“The community steeled itself to face the aftermath of the natural disaster.”
Topluluk, doğal afetin ardından yüzleşmek için kendini hazırladı.
“She tried to steel her voice so it wouldn't tremble during the important presentation.”
Önemli sunum sırasında titrememesi için sesini güçlendirmeye çalıştı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1metal (çelik)Bu anlama git
- C1güçlendirmek, hazırlamak (fiil)(bu sayfa)