reserve
//rɪˈzɜːrv//
Çeviri
mesafe, çekingenlik
Tanım
Reserve, bir kişinin duygusal olarak mesafeli, resmi ve açık davranışlardan kaçınan tutumunu ifade eder. Bu anlamda, kişinin kendini geri çekmesi, samimiyetsiz veya soğuk görünmesi anlamına gelir. Genellikle sosyal etkileşimlerde doğal olmayan bir tutum veya duyguları saklama eğilimi olarak yorumlanır. Bu davranış, utangaçlık, gurur veya bir duruma karşı temkinli olmaktan kaynaklanabilir.
Örnek
“Her initial reserve made it difficult for the new team to connect with her.”
Başlangıçtaki mesafesi, yeni ekibin onunla bağ kurmasını zorlaştırdı.
“He broke through her reserve with his genuine kindness and patience.”
Samimi nezaketi ve sabrıyla onun çekingenliğini aştı.
“There was a certain reserve in his manner that kept people at a distance.”
Davranışlarındaki belli bir mesafe, insanları uzak tutuyordu.
“She mistook his natural reserve for arrogance and coldness.”
Onun doğal çekingenliğini kibir ve soğukluk olarak yanlış anladı.
“Overcoming his innate reserve was one of the biggest challenges of his public role.”
Doğuştan gelen mesafeli halini aşmak, kamu görevindeki en büyük zorluklardan biriydi.
“The diplomat's professional reserve was perfectly suited to the formal negotiations.”
Diplomatın profesyonel mesafesi, resmi müzakerelere mükemmel uyuyordu.
“Beneath her surface reserve, she was a warm and passionate person.”
Dıştaki çekingenliğinin altında, sıcak ve tutkulu bir insandı.
“His reserve melted away when he started talking about his favorite hobby.”
En sevdiği hobisinden bahsetmeye başladığında mesafesi kayboldu.
“The cultural norm emphasized a degree of reserve when dealing with strangers.”
Kültürel norm, yabancılarla iletişimde bir dereceye kadar mesafeyi vurguluyordu.
“They interpreted her silence and reserve as a sign of disapproval.”
Onun sessizliğini ve mesafesini bir onaylamama işareti olarak yorumladılar.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1ayırmak, rezerve etmekBu anlama git
- B2ihtiyat, yedekBu anlama git
- C1çekingenlik, mesafe(bu sayfa)