sake
//seɪk//
Çeviri
sake
Tanım
Sake, Japonya'ya özgü, fermente edilmiş pirinçten yapılan geleneksel bir alkollü içkidir. Genellikle ısıtılarak veya soğuk olarak servis edilir ve Japon mutfağında, özellikle sushi ile birlikte veya resmi törenlerde önemli bir yere sahiptir. Alkollü içecekler kategorisinde yer alır ve pirinç şarabı olarak da bilinir, ancak teknik olarak şaraptan ziyade pirinç birasının damıtılmamış bir formuna daha yakındır. Üretim süreci pirinçin özel bir küf ile mayalanmasını içerir.
Örnek
“We ordered a bottle of premium sake to accompany our sushi dinner.”
Sushi akşam yemeğimize eşlik etmesi için bir şişe kaliteli sake sipariş ettik.
“At the traditional ceremony, the sake was served warm in small ceramic cups.”
Geleneksel törende, sake küçük seramik fincanlarda ısıtılarak servis edildi.
“He has developed a taste for dry sake over the years.”
Yıllar içinde sek sake zevki gelişti.
“This izakaya offers an extensive selection of sake from different regions of Japan.”
Bu izakaya, Japonya'nın farklı bölgelerinden geniş bir sake seçkisi sunuyor.
“For the toast, they used a special junmai sake that was brewed locally.”
Kadeh kaldırmak için, yerel olarak üretilmiş özel bir junmai sake kullandılar.
“Learning about the brewing process made me appreciate the complexity of good sake.”
Üretim sürecini öğrenmek, iyi bir sake'nin karmaşıklığını takdir etmemi sağladı.
“She prefers to drink her sake chilled, especially during the summer months.”
Özellikle yaz aylarında, sake'sini soğuk içmeyi tercih ediyor.
“The restaurant's sommelier recommended a fruity sake to pair with the grilled fish.”
Restoranın şarap uzmanı, ızgara balıkla eşleştirmek için meyvemsi bir sake önerdi.
“Sake is often used in Japanese cooking to enhance the flavor of sauces and marinades.”
Sake, sosların ve marine soslarının lezzetini artırmak için sıklıkla Japon mutfağında kullanılır.
“They visited a famous brewery in Kyoto to see how traditional sake is made.”
Geleneksel sake'nin nasıl yapıldığını görmek için Kyoto'da ünlü bir birahane ziyaret ettiler.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2yarar, çıkar (for the sake of)Bu anlama git
- C1Japon pirinç şarabı(bu sayfa)