repress
//rɪˈpres//
Çeviri
bastırmak
Tanım
Repress, bir duyguyu, düşünceyi veya davranışı bilinçli olarak kontrol altına almak veya engellemek anlamına gelir. Genellikle kişinin kendini ifade etmesini veya bir olayın etkisini göstermesini durdurmak için kullanılır. Psikolojide, rahatsız edici anıların veya duyguların bilinçten uzaklaştırılması sürecini de ifade edebilir. Bu kelime, özellikle duygusal veya sosyal bağlamlarda, bir şeyi zorla durdurma veya gizleme eylemini vurgular. Günlük kullanımda, öfke veya üzüntü gibi güçlü hisleri bastırmak için sıkça tercih edilir.
Örnek
“She tried to repress her laughter during the serious meeting.”
Ciddi toplantı sırasında gülmesini bastırmaya çalıştı.
“He couldn't repress his anger any longer and shouted at his colleague.”
Artık öfkesini bastıramadı ve meslektaşına bağırdı.
“The government used force to repress the protest.”
Hükümet, protestoyu bastırmak için güç kullandı.
“Many people repress traumatic memories as a defense mechanism.”
Birçok insan, travmatik anıları bir savunma mekanizması olarak bastırır.
“She learned to repress her tears in public.”
Toplum içinde gözyaşlarını bastırmayı öğrendi.
“The dictator repressed all forms of dissent.”
Diktatör, her türlü muhalefeti bastırdı.
“He repressed the urge to check his phone during the exam.”
Sınav sırasında telefonuna bakma dürtüsünü bastırdı.
“Children often repress their feelings to please their parents.”
Çocuklar, ebeveynlerini memnun etmek için duygularını sık sık bastırır.
“The company tried to repress the scandal, but the truth came out.”
Şirket skandalı bastırmaya çalıştı, ancak gerçek ortaya çıktı.
“She repressed her desire to quit and continued working.”
İşi bırakma arzusunu bastırdı ve çalışmaya devam etti.
Eş anlamlılar