peer
//pɪr//
Çeviri
gözetlemek
Tanım
Peer fiili, bir şeyi dikkatlice ve genellikle görmekte zorluk çekerek incelemek veya anlamaya çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım, bir nesneye, yüzeye veya karanlık bir alana odaklanarak, detayları ayırt etmek için gözleri zorlamayı ifade eder. Genellikle fiziksel bir engel (örneğin sis, uzaklık, karanlık) nedeniyle net göremediğimiz durumlarda başvurduğumuz bir eylemdir. Resmî veya günlük dilde kullanılabilir; özellikle edebi metinlerde ve betimlemelerde sıkça rastlanır.
Örnek
“She peered through the fog to see the lighthouse.”
Deniz fenerini görmek için sisin içinden gözlemledi.
“He peered at the tiny handwriting on the old letter.”
Eski mektuptaki minik el yazısını gözetledi.
“The detective peered into the dark alley for any clues.”
Dedektif, herhangi bir ipucu için karanlık sokağı gözetledi.
“We peered over the edge of the cliff to see the valley below.”
Aşağıdaki vadiyi görmek için uçurumun kenarından gözetledik.
“She peered through the microscope at the cell structure.”
Hücre yapısını mikroskopla gözetledi.
“He peered out the window to check if the rain had stopped.”
Yağmurun durup durmadığını kontrol etmek için pencereden gözetledi.
“The child peered into the box to see what was inside.”
Çocuk, içinde ne olduğunu görmek için kutuyu gözetledi.
“They peered at the map, trying to find the hidden trail.”
Gizli patikayı bulmaya çalışarak haritayı gözetlediler.
“He peered through the binoculars at the distant mountains.”
Uzaktaki dağları dürbünle gözetledi.
“She peered into the mirror, examining her reflection closely.”
Yansımasını dikkatlice inceleyerek aynaya gözetledi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2akranBu anlama git
- C1gözetlemek(bu sayfa)