embody
//ɪmˈbɒdi//
Çeviri
somutlaştırmak, temsil etmek
Tanım
"Embody" fiili, soyut bir kavramı, düşünceyi veya niteliği fiziksel bir biçimde göstermek, temsil etmek veya kişileştirmek anlamına gelir. Bir kişinin, nesnenin veya durumun belirli bir özelliği veya ideali en iyi şekilde yansıtması durumunda kullanılır. Örneğin, bir lider cesareti embody edebilir veya bir heykel özgürlüğü embody edebilir. Bu kelime, bir şeyin özünü veya ruhunu görünür kılma fikrini taşır ve genellikle olumlu veya güçlü nitelikler için tercih edilir. Günlük konuşmada daha çok resmi veya edebi bağlamlarda geçer; ancak bir kişinin karakterini veya bir eserin mesajını anlatırken de sıkça kullanılır.
Örnek
“Her speech embodies the spirit of hope and resilience.”
Konuşması, umut ve dayanıklılık ruhunu somutlaştırıyor.
“The statue embodies the nation's struggle for independence.”
Heykel, ulusun bağımsızlık mücadelesini temsil ediyor.
“He embodies everything a good leader should be.”
İyi bir liderin olması gereken her şeyi somutlaştırıyor.
“This poem embodies the pain of lost love.”
Bu şiir, kaybedilen aşkın acısını somutlaştırıyor.
“Her actions embody kindness and generosity.”
Davranışları, nezaketi ve cömertliği temsil ediyor.
“The building embodies modern architectural design.”
Bina, modern mimari tasarımı somutlaştırıyor.
“He embodies the values of honesty and integrity.”
Dürüstlük ve bütünlük değerlerini somutlaştırıyor.
“The festival embodies the cultural heritage of the region.”
Festival, bölgenin kültürel mirasını temsil ediyor.
“Her smile embodies pure joy.”
Gülümsemesi saf neşeyi somutlaştırıyor.
“The novel embodies the struggles of the working class.”
Roman, işçi sınıfının mücadelelerini somutlaştırıyor.
Eş anlamlılar