confer
//kənˈfɜːr//
Çeviri
danışmak, görüşmek, vermek
Tanım
Confer, bir konuda fikir alışverişinde bulunmak veya birine bir unvan, yetki ya da ayrıcalık vermek anlamında kullanılan bir fiildir. Genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir grup insanın bir konuyu tartışmak için bir araya gelmesini ifade eder. Ayrıca, bir otoritenin bir kişiye bir ödül, derece veya yetkiyi resmen vermesi durumunda da kullanılır. Örneğin, bir üniversite mezuniyet töreninde diplomaları confer eder. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın iki kullanımına odaklanıyoruz: görüş alışverişi yapmak ve bir şeyi bahşetmek.
Örnek
“The committee will confer to decide the winner of the award.”
Komite, ödülün kazananını belirlemek için görüşecek.
“She was conferred an honorary doctorate for her contributions to science.”
Bilime katkılarından dolayı kendisine fahri doktora unvanı verildi.
“Before making a decision, we should confer with the legal team.”
Karar vermeden önce hukuk ekibiyle danışmalıyız.
“The king conferred knighthood upon the brave soldier.”
Kral, cesur askere şövalyelik unvanı verdi.
“The professors conferred about the new curriculum changes.”
Profesörler yeni müfredat değişiklikleri hakkında görüştüler.
“The treaty conferred certain rights to the indigenous people.”
Antlaşma, yerli halka belirli haklar tanıdı.
“Let's confer with the architect before finalizing the design.”
Tasarımı sonlandırmadan önce mimarla danışalım.
“The university conferred degrees to over 500 graduates today.”
Üniversite bugün 500'den fazla mezuna diploma verdi.
“They conferred for hours but couldn't reach an agreement.”
Saatlerce görüştüler ama bir anlaşmaya varamadılar.
“The medal was conferred posthumously to the fallen hero.”
Madalya, ölen kahramana ölümünden sonra verildi.
Eş anlamlılar