cease
//siːs//
Çeviri
sona ermek, durmak
Tanım
Cease, bir eylemin, durumun veya sürecin tamamen sona ermesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle resmi veya yazılı dilde kullanılır ve bir şeyin artık devam etmediğini ifade eder. Örneğin, bir savaşın, bir faaliyetin veya bir sesin durması gibi durumlarda tercih edilir. Bu kelime, günlük konuşmada 'stop' kadar yaygın olmasa da, özellikle hukuki metinlerde, resmi açıklamalarda veya edebi anlatımlarda sıkça karşımıza çıkar. 'Cease' fiili, bir şeyin aniden veya kademeli olarak sona erdiğini belirtebilir; ancak her durumda kesin bir bitişi vurgular.
Örnek
“The company decided to cease all operations in the region.”
Şirket, bölgedeki tüm faaliyetlerini durdurma kararı aldı.
“Please cease making that noise; it's very distracting.”
Lütfen o gürültüyü kes; çok dikkat dağıtıcı.
“The rain ceased after several hours of heavy downpour.”
Şiddetli yağmurun ardından saatler sonra yağmur durdu.
“Hostilities between the two nations finally ceased with the signing of the treaty.”
İki ülke arasındaki düşmanlıklar, anlaşmanın imzalanmasıyla nihayet sona erdi.
“The old factory ceased production last year due to lack of demand.”
Eski fabrika, talep yetersizliği nedeniyle geçen yıl üretimi durdurdu.
“He ceased to be a member of the club after the disagreement.”
Anlaşmazlıktan sonra kulübün üyesi olmaktan çıktı.
“The court ordered the company to cease its deceptive advertising practices.”
Mahkeme, şirkete aldatıcı reklam uygulamalarını durdurmasını emretti.
“As soon as the teacher entered the room, the students ceased their chatter.”
Öğretmen odaya girer girmez öğrenciler konuşmalarını kesti.
“The wind ceased abruptly, leaving an eerie silence.”
Rüzgar aniden durdu ve ürkütücü bir sessizlik bıraktı.
“They agreed to cease fire for 24 hours to allow humanitarian aid.”
İnsani yardıma izin vermek için 24 saat ateşkes yapmayı kabul ettiler.
Eş anlamlılar