arouse
//əˈraʊz//
Çeviri
uyandırmak, harekete geçirmek
Tanım
Arouse, bir duyguyu, ilgiyi veya tepkiyi ortaya çıkarmak veya canlandırmak anlamına gelir. Genellikle merak, şüphe, öfke veya heyecan gibi soyut kavramları tetiklemek için kullanılır. Bu fiil, bir kişinin içsel durumunu etkileyen eylemleri ifade eder. Örneğin, bir konuşma dinleyicilerde merak uyandırabilir veya bir olay toplumda öfke yaratabilir. Ayrıca fiziksel bir uyarılma durumu için de kullanılabilir, ancak burada daha çok duygusal veya zihinsel uyarılma bağlamında ele alınmıştır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, cinsel uyarılma), ancak bu tanım en yaygın ve öğrenmesi kolay olanıdır.
Örnek
“The mysterious noise aroused my curiosity.”
Gizemli ses merakımı uyandırdı.
“His speech aroused strong emotions in the audience.”
Konuşması dinleyicilerde güçlü duygular uyandırdı.
“The unfair decision aroused public anger.”
Adaletsiz karar halkın öfkesini harekete geçirdi.
“She tried to arouse his interest in art.”
Sanata olan ilgisini uyandırmaya çalıştı.
“The documentary aroused awareness about climate change.”
Belgesel, iklim değişikliği hakkında farkındalık uyandırdı.
“His behavior aroused suspicion among the neighbors.”
Davranışları komşular arasında şüphe uyandırdı.
“The teacher's question aroused a lively debate.”
Öğretmenin sorusu canlı bir tartışmayı harekete geçirdi.
“The news aroused hope in the struggling community.”
Haber, zor durumdaki toplulukta umut uyandırdı.
“Her passionate speech aroused admiration from the crowd.”
Tutkulu konuşması kalabalıktan hayranlık uyandırdı.
“The smell of fresh bread aroused my appetite.”
Taze ekmek kokusu iştahımı harekete geçirdi.
Eş anlamlılar