subtle
//ˈsʌtəl//
Çeviri
ince
Tanım
Subtle, bir şeyin hemen fark edilmeyen, ancak dikkatli bakıldığında veya düşünüldüğünde algılanabilen niteliğini ifade eder. Genellikle ince ayrıntılar, hafif farklılıklar veya dolaylı anlamlar için kullanılır. Bu kelime, bir durumun, rengin, kokunun veya düşüncenin bariz olmayan, ancak belirli bir derinliği veya inceliği olduğunu vurgular. Örneğin, bir esprinin ince bir mizah içermesi veya bir rengin tonlarının birbirine çok yakın olması gibi durumlarda kullanılır. Subtle, genellikle olumlu bir anlam taşır ve zekice, incelikli veya zarif bir şeyi tanımlar.
Örnek
“There is a subtle difference between the two shades of blue.”
İki mavi tonu arasında ince bir fark var.
“Her subtle smile suggested she knew more than she was letting on.”
Onun ince gülümsemesi, bildiğinden daha fazlasını bildiğini ima ediyordu.
“The artist used subtle brushstrokes to create a sense of depth.”
Sanatçı, derinlik hissi yaratmak için ince fırça darbeleri kullandı.
“He made a subtle joke that only a few people understood.”
Sadece birkaç kişinin anladığı ince bir şaka yaptı.
“The flavor of the soup has a subtle hint of garlic.”
Çorbanın tadında ince bir sarımsak dokunuşu var.
“Subtle changes in the weather can affect your mood.”
Havadaki ince değişiklikler ruh halinizi etkileyebilir.
“His argument was subtle but convincing.”
Onun argümanı ince ama ikna ediciydi.
“The perfume has a subtle floral scent that lasts all day.”
Parfüm, tüm gün süren ince bir çiçek kokusuna sahip.
“She used subtle body language to show her disapproval.”
Onaylamadığını göstermek için ince beden dili kullandı.
“The movie's subtle humor appeals to a mature audience.”
Filmin ince mizahı, olgun bir izleyici kitlesine hitap ediyor.
Eş anlamlılar