pregnant

//ˈpreɡnənt//

Sıfatlar
C1

Çeviri

dolu, anlamlı

Tanım

Pregnant kelimesinin bu kullanımı, fiziksel hamilelik anlamından farklı olarak, bir durumun, anın veya sözün derin bir anlam, önem veya potansiyel sonuçla yüklü olduğunu ifade eder. Genellikle edebi, sanatsal veya resmi bağlamlarda, özellikle de 'pregnant pause' (dolu bir sessizlik) gibi ifadelerde karşımıza çıkar. Bu kullanım, sessizliğin, bir bakışın veya bir durumun, söylenmemiş şeylerle, gerilimle veya gelecekte olacakların habercisi olmasıyla dolu olduğunu vurgular. Bir anın 'pregnant' olması, onun sıradan olmadığını, yoğun bir duygu veya önem taşıdığını belirtir.

Örnek

  • After his shocking revelation, a pregnant silence fell over the room.

    Şok edici itirafından sonra, odanın üzerine dolu bir sessizlik çöktü.

  • The director used a pregnant pause to heighten the dramatic tension before the verdict.

    Yönetmen, karardan önce dramatik gerilimi artırmak için anlamlı bir sessizlik kullandı.

  • Her glance was pregnant with unspoken accusations.

    Bakışı, söylenmemiş suçlamalarla doluydu.

  • The atmosphere in the negotiations was pregnant with possibility.

    Müzakerelerdeki atmosfer olasılıklarla doluydu.

  • He left a pregnant remark hanging in the air, making everyone uneasy.

    Havada asılı kalan dolu bir söz bıraktı ve herkesi huzursuz etti.

  • The final scene of the movie is pregnant with symbolic meaning.

    Filmin final sahnesi sembolik anlamlarla doludur.

  • There was a pregnant moment of hesitation before she answered the crucial question.

    O önemli soruyu yanıtlamadan önce, dolu bir tereddüt anı yaşandı.

  • The old letter was found in a drawer, its words still pregnant with emotion after all these years.

    Eski mektup bir çekmecede bulundu, kelimeleri bunca yıl sonra hâlâ duygu doluydu.

  • The artist's use of dark colors creates a canvas pregnant with melancholy.

    Sanatçının koyu renkleri kullanışı, melankoliyle dolu bir tuval yaratıyor.

  • The ceasefire was fragile, the quiet pregnant with the threat of renewed conflict.

    Ateşkes kırılgandı, sessizlik yeniden başlayacak bir çatışma tehdidiyle doluydu.

Eş anlamlılar

yoğun
derin anlamlı
yüklü
imalı

Diğer anlamlar

  • B1
    hamile (insan/hayvan)Bu anlama git
  • C1
    dolu, anlamlı (ör. pregnant pause)(bu sayfa)

İlgili kelimeler

affirmative

olumlu

Sıfatlar

Bir şeyi kabul eden, onaylayan veya evet anlamına gelen ifade, cevap veya tutum. Dilbilgisinde, olumlu cümle yapısını ifade eder. Ayrıca, bir önermenin doğru olduğunu belirten veya bir teklifi kabul e…

original

orijinal

İsimler

Original kelimesi, bir şeyin ilk ve en eski hali, kökeni veya başlangıç noktası anlamında kullanılan bir isimdir. Bu kullanımda, bir kopya veya taklidin karşıtı olarak, bir sanat eserinin, belgenin ve…

prime

başbakan

İsimler

Başbakan, bir ülkenin hükümetinin başı olan ve genellikle yürütme yetkisini kullanan en yüksek siyasi makamdaki kişidir. Bu unvan, parlamenter sistemlerde yasama organına karşı sorumlu olan hükümet ba…

pure

saf

Sıfatlar

Saf, bir fikir, teori veya düşünce biçiminin herhangi bir pratik uygulama, dış etki veya başka unsurlarla karışmamış, yalnızca kendi özü ve teorik temeli içinde var olduğu durumu ifade eder. Bu kullan…

smooth

yumuşak, sorunsuz, pürüzsüz

Sıfatlar

Smooth, bir sürecin, geçişin veya işleyişin kolaylıkla, engelsiz ve problemsiz bir şekilde ilerlediğini ifade eder. Bu kullanımda, fiziksel bir düzgünlükten ziyade soyut bir akıcılık ve zahmetsizlik v…

stiff

resmi, samimiyetsiz

Sıfatlar

Stiff, bir kişinin davranışlarını veya tavrını tanımlarken, aşırı resmi, doğal olmayan, rahatsız edici derecede mesafeli ve samimiyetten yoksun anlamına gelir. Bu kullanım, özellikle sosyal veya profe…

tough

sert, acımasız

Sıfatlar

Tough, özellikle insanlar, davranışlar veya koşullar için kullanıldığında, duygusal olarak katı, merhametsiz ve zorlu anlamına gelir. Bu anlamda, bir kişinin karakterinin zorluklara karşı dirençli, an…

upset

sürpriz yenilgi

İsimler

Upset, özellikle spor ve yarışma bağlamlarında, güçlü veya favori olan tarafın beklenmedik bir şekilde yenilgiye uğraması anlamına gelen bir isimdir. Bu durum, genellikle tahmin edilen sonucun aksine,…

wicked

müthiş, harika

Sıfatlar

Wicked, gayriresmi İngiliz İngilizcesinde ve özellikle gençler arasında, bir şeyin çok iyi, harika veya etkileyici olduğunu ifade etmek için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanım, kelimenin geleneksel…