pregnant

//ˈpreɡnənt//

Sıfatlar
B1

Çeviri

hamile

Tanım

Pregnant, İngilizcede 'hamile' anlamına gelir ve bir kadının veya dişi bir hayvanın vücudunda bir veya daha fazla bebek geliştiğini ifade eder. Bu durum, döllenmeden doğuma kadar olan süreci kapsar. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır. 'To be pregnant' veya 'to get pregnant' şeklinde fiil öbekleriyle de sıkça karşılaşılır.

Örnek

  • My sister is pregnant with her first child.

    Kız kardeşim ilk çocuğuna hamile.

  • She didn't know she was pregnant until the third month.

    Hamile olduğunu üçüncü aya kadar bilmiyordu.

  • The doctor confirmed that the cat is pregnant.

    Doktor, kedinin hamile olduğunu doğruladı.

  • They were very happy when they found out they were going to have a baby.

    Bebek sahibi olacaklarını öğrendiklerinde çok mutlu oldular.

  • She is five months pregnant now.

    O şu anda beş aylık hamile.

  • It's important for a pregnant woman to have regular check-ups.

    Hamile bir kadının düzenli kontrollere gitmesi önemlidir.

  • Our dog is pregnant and we are expecting puppies soon.

    Köpeğimiz hamile ve yakında yavruları bekliyoruz.

  • He was very supportive when his wife was pregnant.

    Karısı hamileyken çok destekleyiciydi.

  • Many women experience tiredness during the first trimester of pregnancy.

    Birçok kadın hamileliğin ilk üç ayında yorgunluk yaşar.

  • She avoided certain foods while she was pregnant.

    Hamileyken bazı yiyeceklerden kaçındı.

Eş anlamlılar

gebe

Diğer anlamlar

  • B1
    hamile (insan/hayvan)(bu sayfa)
  • C1
    dolu, anlamlı (ör. pregnant pause)Bu anlama git

İlgili kelimeler

aware

farkında

Sıfatlar

Bir şeyin veya bir durumun bilincinde olma, haberdar olma durumu. Bir olay, gerçek veya duygu hakkında bilgi sahibi olmak anlamına gelir.

minor

küçük, ikincil, azınlık

Sıfatlar

Bir şeyin daha az önemli, daha az büyük veya daha az ciddi olduğunu ifade eder. Birincil olana kıyasla ikincil konumda olan, önemsiz veya hafif. Ayrıca, yasal olarak reşit olmayan kişi (küçük) veya nü…

absolute

mutlak, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin koşulsuz, sınırsız, tartışmasız veya tam anlamıyla var olduğunu ifade eder. Hiçbir şarta bağlı olmayan, nihai, tam ve eksiksiz olan şeyleri niteler. Felsefe, matematik ve günlük dilde yaygın…

actual

gerçek, fiili

Sıfatlar

Bir şeyin görünen, varsayılan veya planlanan durumunun aksine, somut, mevcut ve doğrulanabilir olan halini ifade eder. 'Actual' kelimesi, gerçekleşmiş, var olan veya ölçülebilir olanı vurgular ve gene…

ashamed

utanmış

Sıfatlar

Bir eylem, durum veya kişiyle ilişkilendirilmekten dolayı suçluluk, mahcubiyet veya onursuzluk duygusu hissetmek. Genellikle yapılan veya yapılamayan bir şeyden, birinin davranışından veya bir durumda…

certain

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüphe veya değişiklik kabul etmeyen, mutlak olan; özel olarak tanımlanmış veya belirlenmiş olan; güvenilir, emin.

definite

kesin, belirli

Sıfatlar

Şüpheye yer bırakmayacak kadar açık ve net olan; tam olarak tanımlanmış veya sınırları çizilmiş; kuşku veya belirsizlik içermeyen. Bir şeyin varlığı, doğası veya özellikleri konusunda netlik ifade ede…

exact

tam, kesin

Sıfatlar

Bir şeyin tam olarak doğru, hatasız, birebir uygun veya belirli bir şeyle aynı olduğunu ifade eder. Bir miktar, ölçü, zaman veya tanımın hiçbir sapma olmadan doğruluğunu vurgular.

fortunate

şanslı

Sıfatlar

İyi şansa sahip olan, talihi yaver giden, olumlu bir durum veya sonuçla karşılaşan kişi veya durumu ifade eder. Genellikle beklenmedik veya arzu edilen bir iyilikten yararlanma durumunu belirtmek için…

general

genel

Sıfatlar

Belirli bir şeye veya kişiye özgü olmayan, bütünü veya çoğunluğu kapsayan, yaygın, ortak olan. Ayrıca, askeri rütbelerde kullanılan bir unvanı da ifade edebilir.