actual
//ˈæk.tʃu.əl//
Çeviri
gerçek
Tanım
Actual, bir durumun veya nesnenin gerçek, var olan, hayali veya teorik olmayan yönünü ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir şeyin düşünülen veya beklenen değil, somut ve kanıtlanabilir hali olduğunu vurgulamak için kullanılır. Örneğin, bir planın uygulamadaki sonuçlarından bahsederken 'actual results' (gerçek sonuçlar) ifadesi kullanılır. Bu kelime, resmi ve günlük konuşmalarda yaygındır ve 'tahmin edilen' veya 'varsayılan' gibi kavramların karşıtı olarak işlev görür.
Örnek
“The actual cost of the project was much higher than the estimate.”
Projenin gerçek maliyeti tahminden çok daha yüksekti.
“We need to focus on the actual problem, not the symptoms.”
Semptomlara değil, gerçek soruna odaklanmalıyız.
“Her actual age is 45, but she looks much younger.”
Onun gerçek yaşı 45, ama çok daha genç görünüyor.
“The actual number of participants was lower than expected.”
Gerçek katılımcı sayısı beklenenden daha düşüktü.
“I thought the movie was boring, but the actual ending surprised me.”
Filmin sıkıcı olduğunu düşünmüştüm, ama gerçek sonu beni şaşırttı.
“The actual reason for his resignation remains unknown.”
İstifasının gerçek nedeni bilinmiyor.
“In theory, the plan should work, but the actual results may differ.”
Teoride plan işlemeli, ancak gerçek sonuçlar farklı olabilir.
“She is not my actual sister; we are just close friends.”
O benim gerçek kız kardeşim değil; sadece yakın arkadaşız.
“The actual temperature outside is 30 degrees Celsius.”
Dışarıdaki gerçek sıcaklık 30 santigrat derece.
“We must consider the actual evidence before making a decision.”
Karar vermeden önce gerçek kanıtları dikkate almalıyız.
Eş anlamlılar