aware
//əˈweər//
Çeviri
farkında
Tanım
Aware, bir şeyin varlığından, durumundan veya öneminden haberdar olma durumunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir bilgiye, tehlikeye, duyguya veya çevresel bir olguya yönelik bilinçliliği belirtir. Örneğin, bir kişi bir sorunun farkındaysa, onu anlamış ve dikkate almış demektir. Bu kelime günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve resmi yazışmalarda da yer alabilir. Ayrıca, 'aware' kelimesi 'be aware of' (farkında olmak) veya 'become aware' (farkına varmak) gibi ifadelerle birlikte kullanılır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır, ancak burada en yaygın kullanımı olan 'farkında' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“She is fully aware of the risks involved in the project.”
Projeyle ilgili risklerin tamamen farkındadır.
“I became aware of a strange noise coming from the basement.”
Bodrumdan gelen garip bir sesin farkına vardım.
“Are you aware that the meeting has been postponed?”
Toplantının ertelendiğinin farkında mısın?
“The driver was not aware of the pedestrian crossing the street.”
Sürücü, karşıdan karşıya geçen yayanın farkında değildi.
“We need to make people more aware of environmental issues.”
İnsanları çevre sorunları konusunda daha bilinçli hale getirmeliyiz.
“He was painfully aware of his mistake.”
Hatasının acı bir şekilde farkındaydı.
“The children were not aware of the danger approaching.”
Çocuklar yaklaşan tehlikenin farkında değildi.
“She is politically aware and follows the news daily.”
Siyasi olarak bilinçlidir ve haberleri günlük olarak takip eder.
“I was not aware that you had already finished the task.”
Görevi zaten bitirdiğinin farkında değildim.
“Being aware of cultural differences is important in international business.”
Uluslararası iş dünyasında kültürel farklılıkların farkında olmak önemlidir.
Eş anlamlılar