minor
//ˈmaɪnər//
Çeviri
reşit olmayan (kişi)
Tanım
Minor, henüz yasal olarak reşit olma yaşına (genellikle 18) ulaşmamış kişiyi ifade eder. Bu terim, hukuki bağlamda sıkça kullanılır ve çocukları veya genç yetişkinleri yetişkinlerden ayırmak için kullanılır. Reşit olmayan bireyler, ebeveynlerinin veya vasilerinin sorumluluğu altındadır ve belirli haklardan (oy kullanma, alkol satın alma gibi) yoksundur.
Örnek
“The club does not allow minors to enter without an adult.”
Kulüp, reşit olmayanların bir yetişkin olmadan girmesine izin vermez.
“As a minor, she needed her parents' consent to travel abroad.”
Reşit olmayan biri olarak, yurt dışına seyahat etmek için ebeveynlerinin iznine ihtiyacı vardı.
“The law protects minors from exploitation in the workplace.”
Yasa, reşit olmayanları iş yerinde sömürülmekten korur.
“He was arrested for selling cigarettes to a minor.”
Reşit olmayan birine sigara sattığı için tutuklandı.
“Minors are not eligible to vote in elections.”
Reşit olmayanlar seçimlerde oy kullanma hakkına sahip değildir.
“The school requires a guardian's signature for any minor participating in the trip.”
Okul, geziye katılan her reşit olmayan için bir vasinin imzasını talep eder.
“She worked as a lawyer specializing in cases involving minors.”
Reşit olmayanları ilgilendiren davalarda uzmanlaşmış bir avukat olarak çalıştı.
“The movie is rated R, so minors must be accompanied by an adult.”
Film R yaş sınırına sahip, bu nedenle reşit olmayanlara bir yetişkin eşlik etmelidir.
“The court appointed a guardian for the minor after the parents' death.”
Mahkeme, ebeveynlerin ölümünden sonra reşit olmayan için bir vasi atadı.
“Minors often have curfews imposed by their parents.”
Reşit olmayanlara genellikle ebeveynleri tarafından sokağa çıkma yasağı konur.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2küçük, önemsizBu anlama git
- B1reşit olmayan (kişi)(bu sayfa)
- B2yan dal (üniversite)Bu anlama git