spatial
//ˈspeɪʃl//
Çeviri
uzamsal
Tanım
Spatial kelimesi, uzay, mekan veya fiziksel boyutla ilgili olanı ifade eder. Genellikle nesnelerin birbirine göre konumlarını, mesafelerini, yönlerini veya üç boyutlu düzenlemelerini tanımlamak için kullanılır. Coğrafya, mimari, psikoloji (mekansal algı) ve bilgisayar bilimleri gibi alanlarda sıkça geçer. Örneğin, bir odanın düzeni veya haritadaki noktalar arasındaki ilişki 'spatial' terimiyle açıklanabilir. Bu kelime, somut fiziksel alanın yanı sıra soyut düzenlemeler için de kullanılabilir.
Örnek
“The spatial arrangement of furniture in the room makes it feel larger.”
Odadaki mobilyaların uzamsal düzeni, odayı daha büyük hissettiriyor.
“Children develop spatial awareness through playing with building blocks.”
Çocuklar, yapı bloklarıyla oynayarak uzamsal farkındalık geliştirir.
“Spatial data is essential for creating accurate maps.”
Uzamsal veriler, doğru haritalar oluşturmak için gereklidir.
“The architect focused on the spatial relationship between the kitchen and the dining area.”
Mimar, mutfak ile yemek alanı arasındaki uzamsal ilişkiye odaklandı.
“Virtual reality provides an immersive spatial experience.”
Sanal gerçeklik, sürükleyici bir uzamsal deneyim sunar.
“Birds have excellent spatial memory to find their nests.”
Kuşlar, yuvalarını bulmak için mükemmel bir uzamsal belleğe sahiptir.
“The game requires strong spatial reasoning skills to solve puzzles.”
Oyun, bulmacaları çözmek için güçlü uzamsal muhakeme becerileri gerektirir.
“Urban planners use spatial analysis to decide where to build parks.”
Şehir plancıları, parkların nereye yapılacağına karar vermek için uzamsal analiz kullanır.
“The spatial distribution of plants in the garden follows a specific pattern.”
Bahçedeki bitkilerin uzamsal dağılımı belirli bir deseni takip eder.
“Learning to read maps improves your spatial orientation.”
Harita okumayı öğrenmek, uzamsal yöneliminizi geliştirir.
Eş anlamlılar