objective
//əbˈdʒektɪv//
Çeviri
objektif, nesnel
Tanım
Objective, kişisel duygu, önyargı veya yorumdan etkilenmeyen, gerçeklere ve somut verilere dayanan bir bakış açısını ifade eden sıfattır. Bu kelime, özellikle bilimsel, akademik ve profesyonel bağlamlarda, tarafsız ve doğrulanabilir bir değerlendirme yapmak için kullanılır. Objektif olmak, bir durumu olduğu gibi görmeyi ve kişisel çıkarlardan arınmış bir şekilde analiz etmeyi gerektirir.
Örnek
“The journalist strived to remain objective while reporting on the controversial issue.”
Gazeteci, tartışmalı konu hakkında haber yaparken objektif kalmaya çalıştı.
“An objective assessment of the project's success requires measurable data.”
Projenin başarısının nesnel bir değerlendirmesi, ölçülebilir veriler gerektirir.
“It is difficult to be completely objective when evaluating your own work.”
Kendi çalışmanızı değerlendirirken tamamen objektif olmak zordur.
“The scientist presented an objective analysis of the experimental results.”
Bilim insanı, deney sonuçlarının nesnel bir analizini sundu.
“To ensure fairness, the hiring committee must adopt an objective approach.”
Adaleti sağlamak için işe alım komitesi objektif bir yaklaşım benimsemelidir.
“The documentary aimed to provide an objective view of the historical event.”
Belgesel, tarihi olaya nesnel bir bakış sunmayı amaçladı.
“Her objective reasoning helped resolve the conflict without bias.”
Onun nesnel muhakemesi, çatışmayı önyargısız bir şekilde çözmeye yardımcı oldu.
“The judge must remain objective and base decisions solely on evidence.”
Hâkim objektif kalmalı ve kararlarını yalnızca kanıtlara dayandırmalıdır.
“In academic writing, it is essential to maintain an objective tone.”
Akademik yazımda nesnel bir üslup sürdürmek esastır.
“The survey was designed to collect objective feedback from all participants.”
Anket, tüm katılımcılardan nesnel geri bildirim toplamak için tasarlandı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2amaç, hedefBu anlama git
- C1objektif, nesnel(bu sayfa)