notorious
//noʊˈtɔːriəs//
Çeviri
kötü ünlü
Tanım
Notorious, genellikle olumsuz bir özellik veya eylemle tanınan, adı kötüye çıkmış kişi, yer veya şeyi tanımlar. Bu sıfat, birinin veya bir şeyin yaygın olarak bilinen olumsuz bir üne sahip olduğunu vurgular. Örneğin, bir suç örgütü lideri 'notorious' olarak nitelendirilebilir. Kelime, resmi ve gayriresmi bağlamlarda kullanılabilir, ancak her zaman olumsuz bir çağrışım taşır. 'Notorious' ile 'famous' (ünlü) arasındaki temel fark, ilkinin mutlaka kötü bir şöhreti ima etmesidir. Bu kelime, tarihsel figürlerden güncel olaylara kadar birçok alanda karşımıza çıkar.
Örnek
“The city is notorious for its high crime rate.”
Şehir, yüksek suç oranıyla kötü ünlüdür.
“He became notorious after the scandal was exposed.”
Skandal ortaya çıktıktan sonra kötü ünlü oldu.
“This restaurant is notorious for serving undercooked food.”
Bu restoran, az pişmiş yemek servis etmesiyle kötü ünlüdür.
“The notorious hacker was finally arrested by the police.”
Kötü ünlü bilgisayar korsanı sonunda polis tarafından tutuklandı.
“She is notorious for arriving late to every meeting.”
Her toplantıya geç gelmesiyle kötü ünlüdür.
“The area is notorious for its traffic jams during rush hour.”
Bölge, yoğun saatlerdeki trafik sıkışıklığıyla kötü ünlüdür.
“The dictator was notorious for human rights abuses.”
Diktatör, insan hakları ihlalleriyle kötü ünlüydü.
“That brand is notorious for poor customer service.”
O marka, kötü müşteri hizmetiyle kötü ünlüdür.
“The notorious prison held some of the most dangerous criminals.”
Kötü ünlü hapishane, en tehlikeli suçlulardan bazılarını barındırıyordu.
“His notorious temper made him difficult to work with.”
Kötü ünlü öfkesi, onunla çalışmayı zorlaştırıyordu.
Eş anlamlılar