vessel
//ˈvesəl//
Çeviri
damar, kap
Tanım
Vessel, biyolojide sıvı taşıyan bir kanal veya boru yapısını (örneğin kan damarı, lenf damarı) ifade eder. Ayrıca, sıvı veya gaz tutmaya yarayan bir kap veya konteyner anlamına gelir. Bu kullanımda, genellikle resmi veya teknik bağlamlarda karşımıza çıkar; örneğin kan dolaşım sistemi veya kimya laboratuvarı ekipmanları gibi. Kelime, hem anatomik yapıları hem de fiziksel kapları tanımlamak için kullanılır.
Örnek
“The surgeon carefully repaired the damaged blood vessel to restore circulation.”
Cerrah, dolaşımı yeniden sağlamak için hasarlı kan damarını dikkatlice onardı.
“A lymphatic vessel carries lymph fluid throughout the body to fight infections.”
Bir lenf damarı, enfeksiyonlarla savaşmak için lenf sıvısını vücut boyunca taşır.
“The chemist poured the solution into a glass vessel for the experiment.”
Kimyager, deney için çözeltiyi bir cam kaba döktü.
“High blood pressure can weaken the walls of blood vessels over time.”
Yüksek tansiyon, zamanla kan damarlarının duvarlarını zayıflatabilir.
“The ancient clay vessel was used to store olive oil in the Mediterranean region.”
Antik kil kap, Akdeniz bölgesinde zeytinyağı depolamak için kullanılırdı.
“A ruptured vessel in the brain can cause a stroke.”
Beyindeki yırtılmış bir damar felce neden olabilir.
“The laboratory stored the volatile chemical in a sealed vessel to prevent evaporation.”
Laboratuvar, buharlaşmayı önlemek için uçucu kimyasalı sızdırmaz bir kapta sakladı.
“Exercise helps keep blood vessels flexible and reduces the risk of heart disease.”
Egzersiz, kan damarlarını esnek tutmaya yardımcı olur ve kalp hastalığı riskini azaltır.
“The archaeologists discovered a bronze vessel used for religious rituals.”
Arkeologlar, dini ritüeller için kullanılan bronz bir kap keşfettiler.
“A narrowing of the coronary vessels can lead to chest pain.”
Koroner damarların daralması göğüs ağrısına yol açabilir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2gemiBu anlama git
- C1damar, kap(bu sayfa)