verdict
//ˈvɜːrdɪkt//
Çeviri
karar
Tanım
Verdict, bir mahkeme veya hakem tarafından bir davanın sonunda verilen resmi karardır. Genellikle suçlu veya suçsuz yönünde olur ve hukuki sürecin nihai sonucunu belirler. Bu kelime aynı zamanda bir konu hakkında varılan kesin yargı veya görüş için de mecazi olarak kullanılabilir. Hukuk bağlamında sıkça geçer ve bir duruşmanın ardından jüri veya yargıç tarafından açıklanır. Günlük dilde ise bir olay veya kişi hakkında verilen nihai fikri ifade eder. Örneğin, bir eleştirmenin bir film hakkındaki değerlendirmesi de bir verdict olarak adlandırılabilir.
Örnek
“The jury reached a unanimous verdict of not guilty.”
Jüri oybirliğiyle suçsuz kararına vardı.
“After hours of deliberation, the judge announced the verdict.”
Saatler süren müzakerelerin ardından yargıç kararı açıkladı.
“The public's verdict on the new policy was overwhelmingly negative.”
Halkın yeni politika hakkındaki kararı ezici bir çoğunlukla olumsuz oldu.
“His guilty verdict was appealed by the defense lawyer.”
Savunma avukatı suçlu kararına itiraz etti.
“The critic's verdict on the movie was harsh but fair.”
Eleştirmenin film hakkındaki kararı sert ama adildi.
“We are waiting for the final verdict from the committee.”
Komiteden gelecek nihai kararı bekliyoruz.
“The verdict was read aloud in the crowded courtroom.”
Karar, kalabalık mahkeme salonunda yüksek sesle okundu.
“A mistrial was declared, so no verdict was reached.”
Duruşma geçersiz ilan edildi, bu yüzden herhangi bir karara varılamadı.
“The jury's verdict shocked the entire community.”
Jürinin kararı tüm toplumu şok etti.
“History will deliver its own verdict on his actions.”
Tarih, onun eylemleri hakkında kendi kararını verecektir.
Eş anlamlılar