subsidiary
//səbˈsɪdiəri//
Çeviri
yan kuruluş
Tanım
Subsidiary, bir ana şirketin kontrolü veya sahipliği altında faaliyet gösteren, genellikle ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan şirket veya kuruluştur. Ana şirket, subsidiary'nin hisselerinin çoğunluğuna sahiptir ve bu sayede yönetim ve stratejik kararlar üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu yapı, büyük şirketlerin farklı sektörlerde veya coğrafi bölgelerde operasyonlarını yürütmesine olanak tanır. Örneğin, bir teknoloji devi, yazılım geliştirme veya donanım üretimi gibi belirli alanlarda uzmanlaşmış yan kuruluşlar kurabilir. Subsidiary, ana şirketten bağımsız olarak kendi gelir ve giderlerini yönetir, ancak finansal raporlamada genellikle konsolide edilir. İş dünyasında, bir şirketin büyüme stratejisinin bir parçası olarak yeni pazarlara girmek veya riskleri dağıtmak için yan kuruluşlar oluşturulur. Bu kelime, genellikle kurumsal yapılanma ve işletme yönetimi bağlamında kullanılır.
Örnek
“The company established a subsidiary in Germany to expand its European operations.”
Şirket, Avrupa operasyonlarını genişletmek için Almanya'da bir yan kuruluş kurdu.
“Our subsidiary handles all the manufacturing for the parent company.”
Yan kuruluşumuz, ana şirket için tüm üretimi yönetiyor.
“The subsidiary reported a significant increase in profits this quarter.”
Yan kuruluş bu çeyrekte kârında önemli bir artış bildirdi.
“She was transferred to the subsidiary in Brazil to lead the new project.”
Yeni projeyi yönetmek üzere Brezilya'daki yan kuruluşa transfer edildi.
“The parent company owns 80 percent of the subsidiary's shares.”
Ana şirket, yan kuruluşun hisselerinin yüzde 80'ine sahip.
“The subsidiary operates independently but follows the group's overall strategy.”
Yan kuruluş bağımsız olarak faaliyet gösterir ancak grubun genel stratejisini takip eder.
“Many multinational corporations have subsidiaries in emerging markets.”
Birçok çokuluslu şirketin gelişmekte olan pazarlarda yan kuruluşları bulunur.
“The subsidiary was sold to a competitor as part of a restructuring plan.”
Yan kuruluş, bir yeniden yapılandırma planının parçası olarak bir rakibe satıldı.
“The subsidiary's financial statements are consolidated with the parent company's reports.”
Yan kuruluşun mali tabloları, ana şirketin raporlarıyla konsolide edilir.
“He was appointed as the CEO of the subsidiary after years of service in the main office.”
Ana ofiste yıllarca hizmet verdikten sonra yan kuruluşun CEO'su olarak atandı.
Eş anlamlılar