society

//səˈsaɪəti//

İsimler
C1

Çeviri

yüksek sosyete

Tanım

Society kelimesinin bu özel kullanımı, genellikle 'high society' olarak da adlandırılan, üst sınıf, zengin ve seçkinlerden oluşan sosyal grubu ifade eder. Bu anlamda, belirli bir lüks, görgü ve sosyal statüye sahip, kapalı ve genellikle kendi kuralları olan bir çevreyi tanımlar. Kullanımı genellikle resmi veya biraz eski moda bir havaya sahiptir ve gazete köşe yazılarında, tarihi romanlarda veya sosyal eleştirilerde karşımıza çıkar. Bu bağlamda, kelime sıradan 'toplum' anlamından ziyade, seçkinlerin oluşturduğu özel bir katmanı vurgular.

Örnek

  • She was a prominent figure in London society, attending every major ball and charity event.

    Londra yüksek sosyetesinde önemli bir figürdü, her büyük balo ve hayır etkinliğine katılırdı.

  • The gossip column was full of news about the scandals rocking high society.

    Dedikodu köşesi, yüksek sosyeteyi sarsan skandallarla ilgili haberlerle doluydu.

  • Marrying into that family meant gaining immediate entry into the most exclusive society.

    O aileye girmek, en seçkin yüksek sosyeteye anında giriş anlamına geliyordu.

  • His manners were polished, a clear indication that he was bred in polite society.

    Görgülü yüksek sosyetede yetiştiğinin açık bir göstergesi olan tavırları kusursuzdu.

  • The debutante ball was the traditional way for young women to be introduced to society.

    Debütant balosu, genç kadınların yüksek sosyeteye tanıtılmasının geleneksel yoluydu.

  • They moved in the highest circles of society, rubbing shoulders with aristocrats and tycoons.

    Aristokratlar ve holding sahipleriyle bir araya gelerek, yüksek sosyetenin en üst çevrelerinde dolaşıyorlardı.

  • The novel offers a sharp critique of the hypocrisy and idleness of fashionable society in the 19th century.

    Roman, 19. yüzyılın moda yüksek sosyetesinin ikiyüzlülüğüne ve tembelliğine keskin bir eleştiri sunar.

  • Being accepted by the old-money society of the city was far more difficult than simply being wealthy.

    Şehrin köklü zenginlerden oluşan yüksek sosyetesince kabul görmek, sadece zengin olmaktan çok daha zordu.

  • Her name regularly appeared in the society pages of the newspaper.

    Adı düzenli olarak gazetenin yüksek sosyete sayfalarında yer alırdı.

  • The charity gala was the society event of the season, attended by everyone who was anyone.

    Hayır galası, sezonun yüksek sosyete etkinliğiydi ve önemli sayılan herkes tarafından katılım gösterildi.

Eş anlamlılar

seçkinler
yüksek tabaka
seçkin çevre

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

grace

ek süre, izin süresi

İsimler

Grace, bir borcun ödenmesi, bir sözleşmenin yerine getirilmesi veya bir yükümlülüğün tamamlanması için tanınan ek süre veya izin süresidir. Bu terim genellikle finansal bağlamlarda, örneğin kredi kart…

hedge

korunma, riskten korunma

İsimler

Finansal bağlamda hedge, bir yatırımın değer kaybına karşı korunmak amacıyla ters yönde pozisyon alarak riski azaltma stratejisidir. Bu yöntem, portföy yöneticileri ve yatırımcılar tarafından döviz ku…

instance

örnek olay, vaka

İsimler

Instance, bir durumun veya olayın belirli bir örneğini ifade eden bir isimdir. Genellikle soyut kavramların somut bir tezahürünü veya belirli bir bağlamda meydana gelen bir olayı tanımlamak için kulla…

lump

birleştirmek, toplamak

Fiiller

Lump fiili, bu bağlamda birbirine benzeyen veya aynı kategorideki şeyleri tek bir grup, kategori veya bütün halinde birleştirmek anlamına gelir. Genellikle farklılıkları göz ardı ederek veya ayrıntıla…

minister

papaz (Protestan)

İsimler

Minister, özellikle Protestan mezheplerinde kilise hizmeti veren, dini törenleri yöneten ve cemaate rehberlik eden din adamıdır. Katolik ve Ortodoks geleneklerindeki 'rahip' veya 'peder' terimlerinden…

nanny

büyükanne (gayriresmi)

İsimler

Nanny kelimesi İngilizcede, özellikle çocuklar tarafından kullanılan gayriresmi bir ifade olarak 'büyükanne' anlamına gelir. Bu kullanım genellikle aile içinde, sevgi ve yakınlık belirtmek için tercih…

navy

lacivert

İsimler

Navy, İngilizcede koyu mavi bir renk tonunu ifade eder. Genellikle siyaha yakın, derin ve zengin bir mavi olarak tanımlanır. Bu renk, resmiyet ve şıklığı simgeler; iş kıyafetlerinden üniformalara, dek…

nut

meraklı, deli (spor/hobi tutkunu)

İsimler

İngilizce'de 'nut' kelimesi, argo kullanımda bir spora, hobiye veya belirli bir ilgi alanına aşırı derecede tutkun, hatta takıntılı olan kişiyi tanımlar. Genellikle günlük konuşma dilinde, bir konuda…

object

itiraz etmek

Fiiller

Object fiili, bir şeye karşı çıkmak, onaylamamak veya bir durumu kabul etmemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya günlük konuşmalarda, bir kişinin bir fikre, plana veya eyleme karşı olduğunu…

original

orijinal

İsimler

Original kelimesi, bir şeyin ilk ve en eski hali, kökeni veya başlangıç noktası anlamında kullanılan bir isimdir. Bu kullanımda, bir kopya veya taklidin karşıtı olarak, bir sanat eserinin, belgenin ve…