quota
//ˈkwoʊtə//
Çeviri
kota
Tanım
Quota, belirli bir zaman diliminde veya belirli bir bağlamda izin verilen, tahsis edilen veya gereken en yüksek miktar, sayı veya payı ifade eden bir terimdir. Genellikle kaynakların adil dağıtımı, üretim sınırlamaları veya hedeflere ulaşma gibi durumlarda kullanılır. Örneğin, bir ülkenin ithalat kotası, belirli bir üründen ne kadar alınabileceğini belirlerken; bir çalışanın satış kotası, belirli bir sürede ulaşması gereken satış hedefini tanımlar. Bu kelime, ticaret, ekonomi, iş dünyası ve eğitim gibi birçok alanda yaygındır ve genellikle sayısal bir sınırlama veya hedef anlamı taşır.
Örnek
“The company set a monthly sales quota for each employee.”
Şirket, her çalışan için aylık bir satış kotası belirledi.
“The government imposed an import quota on foreign cars to protect local manufacturers.”
Hükümet, yerel üreticileri korumak için yabancı arabalara ithalat kotası koydu.
“She met her quota of ten customer calls per day.”
Günde on müşteri arama kotasını karşıladı.
“The university has a quota for international students to ensure diversity.”
Üniversite, çeşitliliği sağlamak için uluslararası öğrenciler için bir kotaya sahiptir.
“Exceeding the fishing quota can result in heavy fines.”
Balıkçılık kotasını aşmak ağır para cezalarına yol açabilir.
“Each department was allocated a quota of office supplies for the year.”
Her departmana yıl için bir ofis malzemesi kotası tahsis edildi.
“The team worked hard to fulfill their production quota before the deadline.”
Ekip, son teslim tarihinden önce üretim kotasını doldurmak için çok çalıştı.
“There is a strict quota on the number of visitors allowed in the national park each day.”
Milli parka her gün izin verilen ziyaretçi sayısı için sıkı bir kota vardır.
“The salesperson was praised for consistently surpassing his quota.”
Satış elemanı, kotasını sürekli aştığı için övüldü.
“The new law sets a quota for renewable energy use in the country.”
Yeni yasa, ülkede yenilenebilir enerji kullanımı için bir kota belirliyor.
Eş anlamlılar