psychiatry
//saɪˈkaɪətri//
Çeviri
psikiyatri
Tanım
Psikiyatri, zihinsel bozuklukların, duygusal sorunların ve davranışsal rahatsızlıkların tanısı, tedavisi ve önlenmesiyle ilgilenen tıp dalıdır. Bu alan, depresyon, anksiyete, şizofreni ve bipolar bozukluk gibi durumları kapsar. Psikiyatristler, hastaların ruh sağlığını iyileştirmek için ilaç tedavisi, psikoterapi ve diğer klinik yöntemleri kullanır. Günlük dilde psikiyatri, bireylerin duygusal ve zihinsel refahını anlamaya yönelik bir bilim olarak da tanımlanır. Bu kelime, tıp ve ruh sağlığı bağlamında sıkça kullanılır.
Örnek
“She decided to study psychiatry to help people with mental health issues.”
Ruh sağlığı sorunları olan insanlara yardım etmek için psikiyatri okumaya karar verdi.
“Modern psychiatry emphasizes both medication and therapy for treatment.”
Modern psikiyatri, tedavide hem ilaç kullanımını hem de terapiyi vurgular.
“The hospital has a dedicated wing for psychiatry patients.”
Hastanenin psikiyatri hastaları için özel bir kanadı var.
“He wrote a book on the history of psychiatry in the 20th century.”
20. yüzyılda psikiyatri tarihi üzerine bir kitap yazdı.
“Child psychiatry focuses on mental disorders in young people.”
Çocuk psikiyatrisi, gençlerdeki zihinsel bozukluklara odaklanır.
“Advances in psychiatry have improved the quality of life for many patients.”
Psikiyatrideki ilerlemeler birçok hastanın yaşam kalitesini artırdı.
“She is a professor of psychiatry at the university.”
Üniversitede psikiyatri profesörüdür.
“The stigma around psychiatry is slowly decreasing in society.”
Toplumda psikiyatriye yönelik damgalama yavaş yavaş azalıyor.
“He was referred to a specialist in psychiatry after his diagnosis.”
Teşhisinin ardından bir psikiyatri uzmanına yönlendirildi.
“Research in psychiatry often involves studying brain chemistry.”
Psikiyatri araştırmaları genellikle beyin kimyasını incelemeyi içerir.
Eş anlamlılar