counterpart
//ˈkaʊntərpɑːrt//
Çeviri
karşılık, muadil, benzer işlevli kişi/şey
Tanım
Counterpart, bir başkasının veya başka bir şeyin eşdeğeri, muadili veya karşılığı olan kişi ya da nesnedir. Genellikle iki farklı sistem, kurum veya kişi arasında aynı rolü, işlevi veya konumu paylaşan varlıklar için kullanılır. Örneğin, bir şirketin CEO'sunun başka bir şirketteki muadili de CEO'dur. Bu kelime, resmi veya profesyonel bağlamlarda sıkça geçer; iki taraf arasında denklik veya benzerlik vurgulanır. Günlük konuşmada ise daha az kullanılır, ancak yazılı metinlerde, özellikle iş, hukuk ve uluslararası ilişkiler alanlarında yaygındır. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, bir belgenin kopyası), ancak burada en yaygın kullanımı olan 'muadil' anlamı ele alınmıştır.
Örnek
“The CEO met with his Chinese counterpart to discuss the merger.”
CEO, birleşmeyi görüşmek üzere Çinli muadiliyle bir araya geldi.
“In many countries, the Minister of Education has a counterpart responsible for similar policies.”
Birçok ülkede, Eğitim Bakanı'nın benzer politikaları yürüten bir muadili vardır.
“The new smartphone is a direct counterpart to the leading brand's flagship model.”
Yeni akıllı telefon, lider markanın amiral gemisi modelinin doğrudan bir muadilidir.
“She found her counterpart in the negotiation process to be very cooperative.”
Müzakere sürecinde muadilinin çok işbirlikçi olduğunu gördü.
“The US Secretary of State will hold talks with his Russian counterpart next week.”
ABD Dışişleri Bakanı, önümüzdeki hafta Rus muadiliyle görüşmeler yapacak.
“Each department has a counterpart in the other branch to ensure smooth communication.”
Her departmanın, sorunsuz iletişimi sağlamak için diğer şubede bir muadili vardır.
“The athlete's skill level is unmatched by any counterpart in the league.”
Sporcunun beceri seviyesi, ligdeki hiçbir muadili tarafından geçilemez.
“In the game, each player has a counterpart on the opposing team to guard.”
Oyunda, her oyuncunun rakip takımda markaj yapacağı bir muadili vardır.
“The company's European counterpart operates under different regulations.”
Şirketin Avrupa'daki muadili, farklı düzenlemeler altında faaliyet gösterir.
“He is the perfect counterpart to her in terms of work ethic and creativity.”
İş ahlakı ve yaratıcılık açısından onun mükemmel bir muadilidir.
Eş anlamlılar