autonomy
//ɔːˈtɒnəmi//
Çeviri
özerklik
Tanım
Autonomy, bir kişi, grup veya kurumun kendi kendini yönetme, bağımsız karar alma ve dış müdahale olmaksızın hareket etme yeteneğidir. Bu kavram, bireysel özgürlükten siyasi bağımsızlığa kadar geniş bir alanı kapsar. Özerklik, genellikle bir otoriteye bağlı olmadan kendi kurallarını koyma ve uygulama hakkını ifade eder. Örneğin, bir üniversitenin akademik özerkliği, müfredatını ve araştırma yönünü kendi belirlemesi anlamına gelir. Siyasi bağlamda ise özerk bölgeler, merkezi hükümete bağlı olmakla birlikte iç işlerinde bağımsız hareket edebilir. Günlük hayatta da kişisel özerklik, bireyin kendi yaşamıyla ilgili seçimler yapabilme gücü olarak karşımıza çıkar.
Örnek
“The region was granted political autonomy after years of negotiation.”
Bölgeye yıllar süren müzakerelerin ardından siyasi özerklik verildi.
“She values her autonomy and prefers to make decisions without outside interference.”
Özerkliğine değer verir ve kararlarını dış müdahale olmadan almayı tercih eder.
“The university has full academic autonomy to design its own curriculum.”
Üniversite, kendi müfredatını tasarlama konusunda tam akademik özerkliğe sahiptir.
“Autonomy in the workplace often leads to higher job satisfaction.”
İş yerinde özerklik genellikle daha yüksek iş memnuniyetine yol açar.
“The child's growing autonomy is a natural part of development.”
Çocuğun artan özerkliği, gelişimin doğal bir parçasıdır.
“They fought for the autonomy of their indigenous community.”
Yerli topluluklarının özerkliği için savaştılar.
“The new law guarantees the financial autonomy of local councils.”
Yeni yasa, yerel meclislerin mali özerkliğini garanti altına alıyor.
“Patients should have the autonomy to choose their own treatment options.”
Hastalar kendi tedavi seçeneklerini seçme özerkliğine sahip olmalıdır.
“The company's subsidiaries operate with a high degree of autonomy.”
Şirketin yan kuruluşları yüksek derecede özerklikle faaliyet gösterir.
“Autonomy is a key principle in ethical decision-making.”
Özerklik, etik karar vermede temel bir ilkedir.
Eş anlamlılar