ambiguity
//ˌæmbɪˈɡjuːəti//
Çeviri
belirsizlik
Tanım
Belirsizlik, bir ifadenin, durumun veya kavramın birden fazla şekilde yorumlanabilmesi veya net olmaması durumudur. Genellikle dilbilimde, bir kelimenin veya cümlenin farklı anlamlara gelebilmesi olarak tanımlanır. Günlük hayatta ise kararsızlık, net olmayan bilgi veya çelişkili durumlar için kullanılır. Bu kelime, özellikle hukuk, edebiyat ve bilimsel yazılarda dikkatle ele alınması gereken bir kavramdır; çünkü belirsizlik yanlış anlaşılmalara yol açabilir.
Örnek
“The ambiguity of the contract led to a legal dispute.”
Sözleşmedeki belirsizlik, hukuki bir anlaşmazlığa yol açtı.
“Her smile was full of ambiguity, making it hard to know what she meant.”
Gülümsemesi belirsizlikle doluydu, ne demek istediğini anlamak zordu.
“Poetry often relies on ambiguity to create multiple layers of meaning.”
Şiir, çok katmanlı anlamlar yaratmak için genellikle belirsizliğe dayanır.
“The ambiguity in the instructions caused confusion among the students.”
Talimatlardaki belirsizlik, öğrenciler arasında kafa karışıklığına neden oldu.
“We need to resolve the ambiguity before making a decision.”
Karar vermeden önce belirsizliği çözmemiz gerekiyor.
“The word 'bank' has ambiguity because it can refer to a financial institution or a river bank.”
'Bank' kelimesi belirsizlik taşır çünkü bir finans kurumuna veya nehir kıyısına işaret edebilir.
“Ambiguity in scientific data can lead to incorrect conclusions.”
Bilimsel verilerdeki belirsizlik, yanlış sonuçlara yol açabilir.
“The politician's speech was criticized for its ambiguity.”
Politikacının konuşması belirsizliği nedeniyle eleştirildi.
“To avoid ambiguity, the teacher provided clear examples.”
Belirsizliği önlemek için öğretmen net örnekler verdi.
“The ambiguity of the ending left the audience debating for hours.”
Sonun belirsizliği, izleyicileri saatlerce tartışmaya itti.
Eş anlamlılar