mate
//meɪt//
Çeviri
mat etmek
Tanım
Satranç oyununda, rakibin şahını kaçışı olmayacak şekilde tehdit altına alarak oyunu kazanma eylemi. 'Mate' fiili, bir oyuncunun şahının tehdit altında olduğu ve bu tehdidi engelleyecek hiçbir hamlenin bulunmadığı durumu ifade eder. Bu, satrancın nihai hedefidir ve oyunu sonlandırır. Genellikle 'checkmate' (şah mat) ile eş anlamlı kullanılır, ancak 'mate' kısaltılmış ve daha teknik bir terimdir. Satranç literatüründe sıkça görülen bu kullanım, oyunun stratejik ve taktiksel yönlerini vurgular.
Örnek
“He managed to mate his opponent in just 15 moves.”
Rakibini sadece 15 hamlede mat etmeyi başardı.
“The queen and rook can easily mate a lone king.”
Vezir ve kale, yalnız bir şahı kolayca mat edebilir.
“She studied classic mating patterns to improve her endgame.”
Oyunsonunu geliştirmek için klasik mat desenlerini çalıştı.
“A back-rank mate is a common tactic in chess.”
Arka yatay matı, satrançta yaygın bir taktiktir.
“He missed a chance to mate in two moves.”
İki hamlede mat etme şansını kaçırdı.
“The grandmaster forced a mate with a brilliant sacrifice.”
Büyükusta, parlak bir fedayla matı zorladı.
“In this position, it's impossible to mate without the bishop.”
Bu pozisyonda, fil olmadan mat etmek imkansızdır.
“The computer program can mate any human player.”
Bilgisayar programı, herhangi bir insan oyuncuyu mat edebilir.
“He learned how to mate with a knight and bishop.”
Bir at ve fil ile nasıl mat edileceğini öğrendi.
“The game ended when she delivered a swift mate.”
Oyun, hızlı bir mat yaptığında sona erdi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2arkadaş, dostBu anlama git
- B1eş, partnerBu anlama git
- B2(satranç) mat etmek(bu sayfa)