lone
//loʊn//
Çeviri
yalnız, tek başına
Tanım
Lone, bir kişinin veya şeyin yanında başka kimse veya hiçbir şey olmadığı durumu ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel olarak tek başına olmayı veya bir grubun parçası olmamayı vurgular. Örneğin, 'lone wolf' (yalnız kurt) deyimi, başkalarıyla birlikte olmayı tercih etmeyen bir kişiyi tanımlar. Bu kelime, 'alone' ile benzer anlam taşır ancak daha çok edebi veya betimleyici metinlerde kullanılır ve genellikle bir nesne veya kişinin izole durumunu belirtir.
Örnek
“A lone figure stood at the edge of the cliff.”
Uçurumun kenarında yalnız bir figür duruyordu.
“The lone tree in the field provided some shade.”
Tarladaki yalnız ağaç biraz gölge sağlıyordu.
“She was a lone traveler on the long road.”
Uzun yolda yalnız bir gezgindi.
“The lone survivor of the shipwreck was rescued.”
Gemi kazasının tek kurtulanı kurtarıldı.
“A lone star shone brightly in the dark sky.”
Karanlık gökyüzünde yalnız bir yıldız parlıyordu.
“He felt like a lone voice in the crowd.”
Kalabalıkta yalnız bir ses gibi hissediyordu.
“The lone house at the end of the street was abandoned.”
Sokağın sonundaki yalnız ev terk edilmişti.
“A lone bird sang in the quiet morning.”
Sessiz sabah yalnız bir kuş ötüyordu.
“The lone soldier kept watch through the night.”
Yalnız asker gece boyunca nöbet tuttu.
“A lone car drove down the empty highway.”
Boş otoyolda yalnız bir araba ilerliyordu.
Eş anlamlılar