lone

//loʊn//

Sıfatlar
B2

Çeviri

yalnız, tek başına

Tanım

Lone, bir kişinin veya şeyin yanında başka kimse veya hiçbir şey olmadığı durumu ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel olarak tek başına olmayı veya bir grubun parçası olmamayı vurgular. Örneğin, 'lone wolf' (yalnız kurt) deyimi, başkalarıyla birlikte olmayı tercih etmeyen bir kişiyi tanımlar. Bu kelime, 'alone' ile benzer anlam taşır ancak daha çok edebi veya betimleyici metinlerde kullanılır ve genellikle bir nesne veya kişinin izole durumunu belirtir.

Örnek

  • A lone figure stood at the edge of the cliff.

    Uçurumun kenarında yalnız bir figür duruyordu.

  • The lone tree in the field provided some shade.

    Tarladaki yalnız ağaç biraz gölge sağlıyordu.

  • She was a lone traveler on the long road.

    Uzun yolda yalnız bir gezgindi.

  • The lone survivor of the shipwreck was rescued.

    Gemi kazasının tek kurtulanı kurtarıldı.

  • A lone star shone brightly in the dark sky.

    Karanlık gökyüzünde yalnız bir yıldız parlıyordu.

  • He felt like a lone voice in the crowd.

    Kalabalıkta yalnız bir ses gibi hissediyordu.

  • The lone house at the end of the street was abandoned.

    Sokağın sonundaki yalnız ev terk edilmişti.

  • A lone bird sang in the quiet morning.

    Sessiz sabah yalnız bir kuş ötüyordu.

  • The lone soldier kept watch through the night.

    Yalnız asker gece boyunca nöbet tuttu.

  • A lone car drove down the empty highway.

    Boş otoyolda yalnız bir araba ilerliyordu.

Eş anlamlılar

yalnız
tek
münferit
issız

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

august

görkemli, heybetli

Sıfatlar
Months and Seasons

August, İngilizcede 'görkemli' veya 'heybetli' anlamına gelen bir sıfattır ve genellikle bir kişinin, yerin veya olayın saygı uyandıran, etkileyici ve yüce niteliklerini vurgulamak için kullanılır. Bu…

capable

yetenekli, becerikli

Sıfatlar

Capable, bir kişinin veya şeyin belirli bir işi, görevi veya eylemi başarıyla yerine getirebilecek yeterlilik, güç veya kapasiteye sahip olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle olumlu bir anlam t…

conscious

bilinçli

Sıfatlar

Farkında olma, çevresinde olup bitenlerin veya kendi düşünce ve duygularının ayırtında olma durumunu ifade eder. Bir kişinin uyanık ve çevresine duyarlı olduğu anlamına gelir. Ayrıca, bir konuda bilgi…

constant

sabit

Sıfatlar

Constant, bir değişkenin veya durumun zaman içinde değişmediğini, aynı kaldığını ifade eden bir sıfattır. Matematik, fizik, programlama ve günlük dilde sıklıkla kullanılır. Bir şeyin sürekli olarak ay…

desperate

umutsuz, çaresiz

Sıfatlar

Desperate, bir kişinin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için her şeyi göze aldığı, umudunu yitirmiş ancak yine de son bir çaba gösterdiği yoğun bir çaresizlik ve aciliyet halini anlatır. Bu ke…

due

vadesi gelmiş, ödenmesi gereken

Sıfatlar

Due, bir borcun, ödemenin veya yükümlülüğün vadesinin dolduğunu ve artık yerine getirilmesi gerektiğini ifade eder. Bu kelime genellikle finansal bağlamlarda, faturalar, krediler veya vergiler gibi öd…

enormous

muazzam, devasa

Sıfatlar

Enormous, bir şeyin normalden çok daha büyük, iri veya kapsamlı olduğunu ifade eden güçlü bir sıfattır. Genellikle fiziksel büyüklük, miktar veya ölçek için kullanılır; 'büyük' kelimesinden daha yoğun…

faint

baygınlık, bayılma

İsimler

Faint, bir kişinin beyne yetersiz kan gitmesi sonucu geçici olarak bilincini kaybetmesi durumudur. Genellikle ani bir düşme ve kısa süreli bilinç kaybıyla kendini gösterir; sıcak hava, açlık, korku ve…