enormous
//ɪˈnɔːrməs//
Çeviri
muazzam, devasa
Tanım
Enormous, bir şeyin normalden çok daha büyük, iri veya kapsamlı olduğunu ifade eden güçlü bir sıfattır. Genellikle fiziksel büyüklük, miktar veya ölçek için kullanılır; 'büyük' kelimesinden daha yoğun bir anlam taşır. Örneğin, dev bir hayvan, çok geniş bir alan veya inanılmaz derecede yüksek bir maliyet için 'enormous' denilebilir. Bu kelime, hem somut nesneler (bina, dağ) hem de soyut kavramlar (sorumluluk, etki) için uygundur. Günlük konuşmada ve yazıda sıkça tercih edilir; resmi veya gayriresmi bağlamlarda rahatlıkla kullanılabilir.
Örnek
“The enormous whale surfaced next to their boat.”
Muazzam balina, teknelerinin yanında su yüzüne çıktı.
“She felt an enormous sense of relief after the exam.”
Sınavdan sonra muazzam bir rahatlama hissetti.
“The company made an enormous profit this year.”
Şirket bu yıl muazzam bir kâr elde etti.
“An enormous crowd gathered in the square for the concert.”
Konser için meydanda devasa bir kalabalık toplandı.
“The enormous task of cleaning the whole house exhausted them.”
Bütün evi temizleme gibi devasa bir görev onları yordu.
“They built an enormous statue in the center of the city.”
Şehrin merkezine muazzam bir heykel diktiler.
“The enormous amount of data required a powerful computer.”
Muazzam miktardaki veri, güçlü bir bilgisayar gerektiriyordu.
“An enormous storm destroyed many houses along the coast.”
Devasa bir fırtına, sahil boyunca birçok evi yok etti.
“He had an enormous appetite and ate three plates of pasta.”
Muazzam bir iştahı vardı ve üç tabak makarna yedi.
“The enormous difference in their opinions led to a long debate.”
Görüşlerindeki muazzam fark, uzun bir tartışmaya yol açtı.
Eş anlamlılar