august

//ɔːˈɡʌst//

Çeviri

görkemli, heybetli

Tanım

August, İngilizcede 'görkemli' veya 'heybetli' anlamına gelen bir sıfattır ve genellikle bir kişinin, yerin veya olayın saygı uyandıran, etkileyici ve yüce niteliklerini vurgulamak için kullanılır. Bu kelime, resmi veya edebi bağlamlarda, bir şeyin büyüklüğünü, ihtişamını veya asaletini ifade etmek için tercih edilir. Örneğin, tarihi bir anıt, bir liderin duruşu veya bir törenin ciddiyeti 'august' olarak tanımlanabilir. Günlük konuşmada daha az yaygın olan bu sıfat, özellikle yazılı metinlerde ve hitabetlerde etkileyici bir hava yaratmak için kullanılır.

Örnek

  • The august presence of the king commanded silence in the hall.

    Kralın görkemli varlığı salonda sessizlik yarattı.

  • We stood in awe before the august ruins of the ancient temple.

    Antik tapınağın heybetli kalıntıları karşısında hayranlıkla durduk.

  • Her august demeanor made her a natural leader in the community.

    Onun görkemli tavrı, onu toplulukta doğal bir lider yaptı.

  • The ceremony was held in an august hall with towering columns.

    Tören, yüksek sütunları olan heybetli bir salonda yapıldı.

  • His august achievements in science earned him worldwide respect.

    Bilimdeki görkemli başarıları ona dünya çapında saygı kazandırdı.

  • The mountain range presented an august silhouette against the sunset.

    Dağ silsilesi, gün batımına karşı heybetli bir siluet sundu.

  • The judge's august authority was felt by everyone in the courtroom.

    Hakimin görkemli otoritesi, mahkeme salonundaki herkes tarafından hissedildi.

  • They visited the august cathedral, which had stood for centuries.

    Yüzyıllardır ayakta duran heybetli katedrali ziyaret ettiler.

  • The general's august reputation preceded him on the battlefield.

    Generalin görkemli ünü, savaş alanında ondan önce gelirdi.

  • An august silence fell over the crowd as the speaker began.

    Konuşmacı başlarken kalabalığın üzerine heybetli bir sessizlik çöktü.

Eş anlamlılar

ihtişamlı
yüce
azametli
haşmetli

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

capable

yetenekli, becerikli

Sıfatlar

Capable, bir kişinin veya şeyin belirli bir işi, görevi veya eylemi başarıyla yerine getirebilecek yeterlilik, güç veya kapasiteye sahip olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle olumlu bir anlam t…

conscious

bilinçli

Sıfatlar

Farkında olma, çevresinde olup bitenlerin veya kendi düşünce ve duygularının ayırtında olma durumunu ifade eder. Bir kişinin uyanık ve çevresine duyarlı olduğu anlamına gelir. Ayrıca, bir konuda bilgi…

constant

sabit

Sıfatlar

Constant, bir değişkenin veya durumun zaman içinde değişmediğini, aynı kaldığını ifade eden bir sıfattır. Matematik, fizik, programlama ve günlük dilde sıklıkla kullanılır. Bir şeyin sürekli olarak ay…

desperate

umutsuz, çaresiz

Sıfatlar

Desperate, bir kişinin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için her şeyi göze aldığı, umudunu yitirmiş ancak yine de son bir çaba gösterdiği yoğun bir çaresizlik ve aciliyet halini anlatır. Bu ke…

due

vadesi gelmiş, ödenmesi gereken

Sıfatlar

Due, bir borcun, ödemenin veya yükümlülüğün vadesinin dolduğunu ve artık yerine getirilmesi gerektiğini ifade eder. Bu kelime genellikle finansal bağlamlarda, faturalar, krediler veya vergiler gibi öd…

enormous

muazzam, devasa

Sıfatlar

Enormous, bir şeyin normalden çok daha büyük, iri veya kapsamlı olduğunu ifade eden güçlü bir sıfattır. Genellikle fiziksel büyüklük, miktar veya ölçek için kullanılır; 'büyük' kelimesinden daha yoğun…

faint

baygınlık, bayılma

İsimler

Faint, bir kişinin beyne yetersiz kan gitmesi sonucu geçici olarak bilincini kaybetmesi durumudur. Genellikle ani bir düşme ve kısa süreli bilinç kaybıyla kendini gösterir; sıcak hava, açlık, korku ve…

fancy

hayal etmek, düşlemek

Fiiller

Fancy kelimesi, bir şeyi arzulamak veya zihinde canlandırmak anlamında kullanılan bir fiildir. Genellikle gerçekleşmesi pek mümkün olmayan ya da anlık bir isteği ifade eder. Bu kullanımda, kişinin bir…