due

//djuː//

Sıfatlar
B2

Çeviri

vadesi gelmiş, ödenmesi gereken

Tanım

Due, bir borcun, ödemenin veya yükümlülüğün vadesinin dolduğunu ve artık yerine getirilmesi gerektiğini ifade eder. Bu kelime genellikle finansal bağlamlarda, faturalar, krediler veya vergiler gibi ödenmesi gereken miktarlar için kullanılır. Ayrıca, bir işin veya görevin tamamlanması gereken zamanı da belirtebilir. Örneğin, bir kira ödemesi ayın ilk günü due ise, o tarihte ödenmelidir.

Örnek

  • The rent is due on the first of every month.

    Kira her ayın ilk günü vadesi gelir.

  • Your library books are due back by Friday.

    Kütüphane kitaplarınızın Cuma gününe kadar geri getirilmesi gerekiyor.

  • The electricity bill is due tomorrow, so I need to pay it today.

    Elektrik faturasının vadesi yarın doluyor, bu yüzden bugün ödemem gerekiyor.

  • All outstanding payments are due within 30 days.

    Tüm ödenmemiş ödemelerin 30 gün içinde yapılması gerekiyor.

  • The final project report is due next Monday.

    Final proje raporunun teslim tarihi önümüzdeki Pazartesi.

  • She reminded him that the loan repayment was due at the end of the month.

    Ona kredi geri ödemesinin ay sonunda vadesinin dolduğunu hatırlattı.

  • The tax payment is due on April 15th.

    Vergi ödemesinin vadesi 15 Nisan'da doluyor.

  • Please ensure that the membership fee is due before the deadline.

    Lütfen üyelik ücretinin son tarihten önce ödenmesi gerektiğinden emin olun.

  • The invoice is due for payment, and we have already sent a reminder.

    Faturanın ödenmesi gerekiyor ve biz zaten bir hatırlatma gönderdik.

  • His car insurance premium is due next week.

    Araba sigorta priminin vadesi gelecek hafta doluyor.

Eş anlamlılar

vadesi dolmuş
ödenmeli
teslim edilmesi gereken
zamanı gelmiş

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

august

görkemli, heybetli

Sıfatlar
Months and Seasons

August, İngilizcede 'görkemli' veya 'heybetli' anlamına gelen bir sıfattır ve genellikle bir kişinin, yerin veya olayın saygı uyandıran, etkileyici ve yüce niteliklerini vurgulamak için kullanılır. Bu…

capable

yetenekli, becerikli

Sıfatlar

Capable, bir kişinin veya şeyin belirli bir işi, görevi veya eylemi başarıyla yerine getirebilecek yeterlilik, güç veya kapasiteye sahip olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle olumlu bir anlam t…

conscious

bilinçli

Sıfatlar

Farkında olma, çevresinde olup bitenlerin veya kendi düşünce ve duygularının ayırtında olma durumunu ifade eder. Bir kişinin uyanık ve çevresine duyarlı olduğu anlamına gelir. Ayrıca, bir konuda bilgi…

constant

sabit

Sıfatlar

Constant, bir değişkenin veya durumun zaman içinde değişmediğini, aynı kaldığını ifade eden bir sıfattır. Matematik, fizik, programlama ve günlük dilde sıklıkla kullanılır. Bir şeyin sürekli olarak ay…

desperate

umutsuz, çaresiz

Sıfatlar

Desperate, bir kişinin içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için her şeyi göze aldığı, umudunu yitirmiş ancak yine de son bir çaba gösterdiği yoğun bir çaresizlik ve aciliyet halini anlatır. Bu ke…

enormous

muazzam, devasa

Sıfatlar

Enormous, bir şeyin normalden çok daha büyük, iri veya kapsamlı olduğunu ifade eden güçlü bir sıfattır. Genellikle fiziksel büyüklük, miktar veya ölçek için kullanılır; 'büyük' kelimesinden daha yoğun…

faint

baygınlık, bayılma

İsimler

Faint, bir kişinin beyne yetersiz kan gitmesi sonucu geçici olarak bilincini kaybetmesi durumudur. Genellikle ani bir düşme ve kısa süreli bilinç kaybıyla kendini gösterir; sıcak hava, açlık, korku ve…

fancy

hayal etmek, düşlemek

Fiiller

Fancy kelimesi, bir şeyi arzulamak veya zihinde canlandırmak anlamında kullanılan bir fiildir. Genellikle gerçekleşmesi pek mümkün olmayan ya da anlık bir isteği ifade eder. Bu kullanımda, kişinin bir…