due

//djuː//

Sıfatlar
A2

Çeviri

beklenen, planlanan

Tanım

Due kelimesi, bir şeyin belirli bir zamanda gerçekleşmesi beklenen veya planlanmış olduğunu ifade eder. Genellikle bir olayın, ödemenin veya varışın zamanlamasını belirtmek için kullanılır. Örneğin, bir bebeğin doğum tarihi veya bir projenin teslim tarihi gibi durumlarda sıkça görülür. Bu kullanımda 'due' sıfat olarak işlev görür ve ardından genellikle bir zaman ifadesi gelir.

Örnek

  • The baby is due in March.

    Bebeğin doğumu Mart ayında bekleniyor.

  • Your homework is due tomorrow.

    Ödevin yarın teslim edilmesi gerekiyor.

  • The train is due to arrive at 5 PM.

    Trenin saat 5'te varması bekleniyor.

  • The payment is due on the first of the month.

    Ödemenin ayın ilk gününde yapılması gerekiyor.

  • She is due for a promotion next year.

    Gelecek yıl terfi alması bekleniyor.

  • The report is due by Friday.

    Raporun Cuma gününe kadar teslim edilmesi gerekiyor.

  • The flight is due to depart at 8 AM.

    Uçağın saat 8'de kalkması planlanıyor.

  • The rent is due at the beginning of each month.

    Kiranın her ayın başında ödenmesi gerekiyor.

  • The results are due next week.

    Sonuçların gelecek hafta açıklanması bekleniyor.

  • The library book is due back on Monday.

    Kütüphane kitabının Pazartesi günü geri getirilmesi gerekiyor.

Eş anlamlılar

beklenen
planlanan
vadesi gelen

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

able

yetenekli, muktedir, yapabilen

Sıfatlar

Bir şeyi yapma kapasitesi, becerisi veya imkanı olan; yetenekli, gücü yeten anlamına gelir. Bir işi başarabilecek nitelikte olmayı ifade eder. Genellikle 'be able to' (yapabilmek) kalıbıyla kullanılır…

afraid

korkmuş

Sıfatlar

Bir tehlike, kötü bir durum veya hoş olmayan bir şey olacağından endişe duyma, korku hissetme durumu. Hem fiziksel tehlikelerden hem de duygusal sonuçlardan (hayal kırıklığı, reddedilme vb.) korkmayı…

alone

yalnız

Sıfatlar

Başka bir kişi veya şeyle birlikte olmama, tek başına olma durumu. Hem fiziksel olarak yalnız olmayı hem de duygusal olarak kendini yalnız hissetmeyi ifade edebilir. Ayrıca, 'sadece' veya 'tek' anlamı…

awful

berbat, korkunç

Sıfatlar

Son derece kötü, hoş olmayan, rahatsız edici veya çok yüksek derecede olan bir şeyi tanımlamak için kullanılır. Hem fiziksel durumları (kötü koku, kötü görünüm) hem de duygusal tepkileri (korku, tiksi…

basic

temel

Sıfatlar

Bir şeyin en gerekli, basit veya başlangıç seviyesindeki kısmını ifade eder. Bir konunun, becerinin veya yapının esasını, çekirdeğini oluşturan, ilk adımı teşkil eden anlamına gelir. 'Basic' kelimesi,…

boring

sıkıcı

Sıfatlar

İlgi çekici, eğlenceli veya heyecan verici olmayan; can sıkıntısına neden olan, monoton.

bright

parlak

Sıfatlar

Bu kelime, ışık yayan veya yansıtan, çok aydınlık olan şeyleri tanımlamak için kullanılır. Ayrıca, zeki, akıllı, canlı, neşeli veya umut verici anlamlarında da kullanılabilir. Hem fiziksel hem de meca…

clear

açık, temiz, berrak

Sıfatlar

'Clear' kelimesi, fiziksel olarak engelsiz veya şeffaf olma durumunu, anlaşılır olmayı, belirsizlikten uzak olmayı, bir engeli kaldırmayı veya bir şeyin net ve kesin olduğunu ifade eder. Hem sıfat hem…

crazy

deli, çılgın

Sıfatlar

Akıl sağlığı yerinde olmayan, aklını yitirmiş; mantıksız, aşırı veya kontrolsüz davranışlar sergileyen; aşırı heyecanlı veya coşkulu; (argo) çok iyi, harika anlamında da kullanılabilir.

dead

ölü

Sıfatlar

Yaşam belirtisi göstermeyen, canlılığını yitirmiş olan. Biyolojik anlamda hayat fonksiyonlarının durduğu durumu ifade eder. Mecazi olarak, hareketliliğini, etkinliğini veya canlılığını kaybetmiş şeyle…