fancy
//ˈfænsi//
Çeviri
hayal etmek, düşlemek
Tanım
Fancy kelimesi, bir şeyi arzulamak veya zihinde canlandırmak anlamında kullanılan bir fiildir. Genellikle gerçekleşmesi pek mümkün olmayan ya da anlık bir isteği ifade eder. Bu kullanımda, kişinin bir durumu, nesneyi veya olayı zihninde canlandırarak onu istemesi veya düşlemesi söz konusudur. Günlük konuşmalarda sıkça rastlanan bu ifade, resmi olmayan bir tona sahiptir ve çoğunlukla 'canım çekiyor', 'keşke' gibi duyguları yansıtır. Örneğin, birinin 'I fancy a cup of tea' demesi, çay içmeyi arzuladığını belirtir.
Örnek
“I fancy going for a walk in the park this evening.”
Bu akşam parkta yürüyüşe çıkmayı hayal ediyorum.
“She fancies living in a small cottage by the sea.”
Deniz kenarında küçük bir kulübede yaşamayı düşlüyor.
“Do you fancy a slice of cake with your coffee?”
Kahvenizin yanında bir dilim pasta ister misiniz?
“He fancied himself as a famous actor one day.”
Bir gün ünlü bir aktör olmayı hayal etti.
“They fancy traveling around the world after retirement.”
Emeklilikten sonra dünyayı dolaşmayı düşlüyorlar.
“I fancy a cold drink on this hot day.”
Bu sıcak günde soğuk bir içecek canım çekiyor.
“She fancied that she could hear music in the distance.”
Uzaktan müzik duyabildiğini hayal etti.
“We fancy trying that new restaurant downtown.”
Şehir merkezindeki o yeni restoranı denemeyi düşlüyoruz.
“He fancies becoming a pilot when he grows up.”
Büyüyünce pilot olmayı hayal ediyor.
“Do you fancy a game of chess this afternoon?”
Bu öğleden sonra bir satranç oyunu ister misin?
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2beğenmek, hoşlanmakBu anlama git
- B1süslü, gösterişliBu anlama git
- B2hayal etmek, düşlemek(bu sayfa)