fancy
//ˈfænsi//
Çeviri
süslü, gösterişli
Tanım
Fancy, bir şeyin sıradan olmayan, dekoratif veya lüks unsurlarla bezenmiş olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle kıyafetler, aksesuarlar, mekanlar veya yiyecekler için kullanılır ve görsel olarak dikkat çekici, özenli bir görünümü vurgular. Bu kelime, resmi davetler, özel günler veya abartılı tasarımlar gibi bağlamlarda sıkça karşımıza çıkar. Günlük kullanımda, bir şeyin gereğinden fazla süslü olduğunu belirtmek için de kullanılabilir.
Örnek
“She wore a fancy dress to the wedding reception.”
Düğün resepsiyonuna süslü bir elbise giydi.
“The restaurant served a fancy five-course meal with gold leaf.”
Restoran, altın varaklı süslü beş çeşit bir yemek servisi yaptı.
“He bought a fancy watch with diamonds on the face.”
Yüzünde elmaslar olan gösterişli bir saat satın aldı.
“The hotel room was decorated with fancy curtains and chandeliers.”
Otel odası süslü perdeler ve avizelerle dekore edilmişti.
“They threw a fancy party with live music and fireworks.”
Canlı müzik ve havai fişeklerle gösterişli bir parti verdiler.
“I don't need a fancy car; a simple one is fine for me.”
Gösterişli bir arabaya ihtiyacım yok; sade bir araba benim için yeterli.
“The invitation said the event is black-tie and fancy attire is required.”
Davetiyede etkinliğin smokinli olduğu ve süslü kıyafet gerektiği yazıyordu.
“Her handwriting was fancy, with loops and swirls on every letter.”
El yazısı süslüydü, her harfte kıvrımlar ve dönüşler vardı.
“The bakery sells fancy cakes covered in edible flowers.”
Fırın, yenilebilir çiçeklerle kaplı süslü kekler satıyor.
“He used fancy words in his speech to impress the audience.”
Konuşmasında izleyicileri etkilemek için gösterişli kelimeler kullandı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2beğenmek, hoşlanmakBu anlama git
- B1süslü, gösterişli(bu sayfa)
- B2hayal etmek, düşlemekBu anlama git