level

//ˈlɛv.əl//

Fiiller
B2

Çeviri

eşitlemek, dengelemek

Tanım

Level fiili, bir şeyi başka bir şeyle aynı seviyeye getirme veya eşit hale getirme anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle farklılıkları ortadan kaldırarak veya bir ölçüte göre ayarlayarak bir denge sağlanır. Örneğin, bir takımın puanını rakibine yetiştirmek veya bir oyun alanını düzleştirmek gibi fiziksel veya soyut durumlar için tercih edilir. Resmi ve günlük dilde, özellikle rekabet, inşaat veya düzenleme bağlamlarında sıkça görülür.

Örnek

  • The company decided to level the salaries of all employees to ensure fairness.

    Şirket, adaleti sağlamak için tüm çalışanların maaşlarını eşitlemeye karar verdi.

  • He scored a goal in the last minute to level the match.

    Son dakikada bir gol atarak maçı eşitledi.

  • The government introduced new policies to level the economic disparities between regions.

    Hükümet, bölgeler arasındaki ekonomik farklılıkları dengelemek için yeni politikalar getirdi.

  • We need to level the playing field by providing equal resources to all schools.

    Tüm okullara eşit kaynak sağlayarak oyun alanını eşitlemeliyiz.

  • The bulldozer was used to level the ground before construction.

    İnşaat öncesinde zemini düzleştirmek için buldozer kullanıldı.

  • Her win in the second set leveled the score in the tennis match.

    İkinci setteki galibiyeti, tenis maçında skoru eşitledi.

  • The charity aims to level the opportunities for underprivileged children.

    Hayır kurumu, dezavantajlı çocuklar için fırsatları eşitlemeyi hedefliyor.

  • They worked hard to level the differences in opinion during the negotiation.

    Müzakere sırasında görüş farklılıklarını dengelemek için çok çalıştılar.

  • The new law will level the tax burden across different income groups.

    Yeni yasa, vergi yükünü farklı gelir grupları arasında dengeleyecek.

  • After the storm, the crew leveled the debris to make the area safe.

    Fırtınadan sonra ekip, alanı güvenli hale getirmek için enkazı düzleştirdi.

Eş anlamlılar

eşitlemek
dengelemek
düzleştirmek
eşit hale getirmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…