level
//ˈlɛv.əl//
Çeviri
düz, yatay
Tanım
Level kelimesi, bir yüzeyin eğimli veya engebeli olmadığını, tamamen düz ve yatay olduğunu ifade eder. Bu kullanımda, genellikle fiziksel nesnelerin (zemin, masa, yol gibi) pürüzsüz ve dengeli durumunu betimler. Örneğin, bir masanın üzerine koyduğunuz bir bardağın kaymaması için yüzeyin level olması gerekir. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu anlam, inşaat, mobilya ve doğa gibi alanlarda kullanılır.
Örnek
“Make sure the table is level before you put the books on it.”
Kitapları koymadan önce masanın düz olduğundan emin ol.
“The floor in this room is not level; it slopes slightly to the left.”
Bu odadaki zemin düz değil; hafifçe sola eğimli.
“We need a level surface to set up the tent.”
Çadırı kurmak için düz bir yüzeye ihtiyacımız var.
“The carpenter used a spirit level to check if the shelf was level.”
Marangoz, rafın düz olup olmadığını kontrol etmek için bir su terazisi kullandı.
“After the earthquake, the building's foundation was no longer level.”
Depremden sonra binanın temeli artık düz değildi.
“The road is level for the next five kilometers, so the drive will be smooth.”
Önümüzdeki beş kilometre boyunca yol düz, bu yüzden sürüş rahat olacak.
“Place the painting on a level wall to avoid it tilting.”
Eğilmesini önlemek için tabloyu düz bir duvara as.
“The garden needs a level area for the new patio.”
Bahçede yeni teras için düz bir alana ihtiyaç var.
“He adjusted the legs of the table until it was perfectly level.”
Masa tamamen düz olana kadar ayaklarını ayarladı.
“The playing field must be level for the football match.”
Futbol maçı için oyun sahası düz olmalı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2seviye, düzeyBu anlama git
- B1düz, yatay(bu sayfa)
- B2eşitlemek, dengelemekBu anlama git