level
//ˈlɛv.əl//
Çeviri
seviye, düzey
Tanım
Level kelimesi, bir şeyin diğerlerine göre konumunu, derecesini veya aşamasını belirten bir ölçüttür. Eğitimde sınıf seviyesinden, bir oyundaki zorluk aşamasına kadar birçok bağlamda kullanılır. Örneğin, bir dil kursunda 'beginner level' (başlangıç seviyesi) ifadesi, öğrencinin bilgi düzeyini gösterir. Bu kelime, somut nesnelerin yükseklik farkını anlatırken de kullanılabilir, ancak burada soyut anlamına odaklanılır.
Örnek
“She is at an intermediate level in English.”
İngilizcede orta seviyededir.
“This game has 20 levels.”
Bu oyunun 20 seviyesi var.
“The water level is rising.”
Su seviyesi yükseliyor.
“He needs to improve his level of fitness.”
Fitness seviyesini geliştirmesi gerekiyor.
“The course is designed for advanced level students.”
Kurs ileri seviye öğrenciler için tasarlanmıştır.
“We checked the noise level in the room.”
Odadaki gürültü seviyesini kontrol ettik.
“Her salary is above the average level.”
Maaşı ortalama seviyenin üzerindedir.
“The difficulty level of the test was high.”
Testin zorluk seviyesi yüksekti.
“He reached a new level of understanding.”
Yeni bir anlayış düzeyine ulaştı.
“The building has three levels of parking.”
Binanın üç seviyeli otoparkı var.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2seviye, düzey(bu sayfa)
- B1düz, yatayBu anlama git
- B2eşitlemek, dengelemekBu anlama git