grace
//ɡreɪs//
Çeviri
lütuf, merhamet
Tanım
Grace, bir kişiye hak etmediği halde gösterilen iyilik, lütuf veya merhamet anlamına gelir. Bu kavram genellikle dini bağlamlarda, Tanrı'nın insanlara karşı bağışlayıcı ve yardımsever tutumunu ifade etmek için kullanılır. Aynı zamanda, bir otorite figürünün veya üstün bir gücün, astına veya daha zayıf birine karşı gösterdiği cömertlik ve anlayışı da tanımlar. Günlük dilde, birine yapılan iyilik veya verilen bir fırsat için minnettarlık ifade ederken de kullanılabilir. Bu anlamıyla grace, kişisel çaba veya hak edişle ilgili değildir; tamamen karşı tarafın inisiyatifine bağlı bir bağıştır.
Örnek
“She prayed for divine grace to forgive her mistakes.”
Hatalarını affetmesi için ilahi lütuf diledi.
“The king's grace saved the prisoner from execution.”
Kralın merhameti mahkûmu idamdan kurtardı.
“By the grace of God, they survived the storm.”
Tanrı'nın lütfu sayesinde fırtınadan sağ kurtuldular.
“He showed grace by helping his rival despite their past conflicts.”
Geçmişteki anlaşmazlıklara rağmen rakibine yardım ederek lütuf gösterdi.
“The teacher extended grace to the student who forgot his homework.”
Öğretmen, ödevini unutan öğrenciye merhamet gösterdi.
“We live in a world where grace is often overlooked in favor of justice.”
Adaletin lehine lütfun sıklıkla göz ardı edildiği bir dünyada yaşıyoruz.
“Her act of grace inspired others to be more compassionate.”
Onun merhamet dolu davranışı başkalarına daha şefkatli olma konusunda ilham verdi.
“The charity operates on the principle of grace, offering help without judgment.”
Hayır kurumu, yargılamadan yardım sunarak lütuf ilkesiyle çalışır.
“He received a second chance through the grace of his employer.”
İşvereninin lütfu sayesinde ikinci bir şans elde etti.
“Grace is not earned; it is freely given.”
Lütuf kazanılmaz; özgürce verilir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B2zarafet, incelikBu anlama git
- B2lütuf, merhamet(bu sayfa)
- C1izin süresi, ek süreBu anlama git