float

//floʊt//

Fiiller
B2

Çeviri

dalgalandırmak

Tanım

Float fiili, finansal bağlamda, özellikle döviz kurları için, bir para biriminin değerinin piyasa koşullarına göre serbestçe değişmesine izin vermek anlamında kullanılır. Bu, merkez bankasının müdahalesi olmadan, arz ve talep dengesiyle kurun belirlenmesini ifade eder. Genellikle 'dalgalı kur rejimi' olarak adlandırılan bu sistemde, hükümetler veya merkez bankaları döviz kurunu sabitlemek yerine piyasanın belirlemesine izin verir. Bu kullanım, İngilizce'de 'to float a currency' şeklinde yaygındır ve uluslararası ticaret, makroekonomi ve finans haberlerinde sıkça geçer.

Örnek

  • The central bank decided to float the currency to stabilize the economy.

    Merkez bankası, ekonomiyi istikrara kavuşturmak için para birimini dalgalandırmaya karar verdi.

  • After years of fixed exchange rates, the government chose to float the national currency.

    Yıllarca sabit döviz kuru uygulamasının ardından hükümet, ulusal para birimini dalgalandırmayı seçti.

  • Many emerging markets float their currencies to attract foreign investment.

    Birçok gelişmekte olan piyasa, yabancı yatırımı çekmek için para birimlerini dalgalandırır.

  • The IMF recommended that the country float its currency to reduce trade imbalances.

    IMF, ticaret dengesizliklerini azaltmak için ülkenin para birimini dalgalandırmasını önerdi.

  • When a nation floats its currency, the exchange rate is determined by market forces.

    Bir ulus para birimini dalgalandırdığında, döviz kuru piyasa güçleri tarafından belirlenir.

  • The decision to float the currency led to increased volatility in foreign exchange markets.

    Para birimini dalgalandırma kararı, döviz piyasalarında artan oynaklığa yol açtı.

  • Some economists argue that it is better to float the currency than to maintain a fixed peg.

    Bazı ekonomistler, sabit bir kur bağını sürdürmektense para birimini dalgalandırmanın daha iyi olduğunu savunur.

  • The country's central bank intervened less after it began to float the currency.

    Ülkenin merkez bankası, para birimini dalgalandırmaya başladıktan sonra daha az müdahale etti.

  • Floating the currency allowed the government to focus on domestic inflation targets.

    Para birimini dalgalandırmak, hükümetin yurt içi enflasyon hedeflerine odaklanmasını sağladı.

  • Investors closely watch how a country floats its currency to predict market trends.

    Yatırımcılar, piyasa trendlerini tahmin etmek için bir ülkenin para birimini nasıl dalgalandırdığını yakından izler.

Eş anlamlılar

serbest bırakmak
dalgalanmaya bırakmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…