float
//floʊt//
Çeviri
yüzmek, su üstünde kalmak
Tanım
Float, bir sıvının yüzeyinde batmadan durma veya hareket etme eylemini ifade eden bir fiildir. Bu kelime, genellikle su gibi sıvıların üzerinde bir nesnenin veya canlının aşağıya batmadan kalması anlamında kullanılır. Günlük hayatta yüzme, botla gezinti veya nesnelerin suda sürüklenmesi gibi durumlarda sıkça duyulur. A2 seviyesinde öğrenilen bu temel anlam, fiziksel bir olayı basitçe betimler.
Örnek
“The leaf floats on the water.”
Yaprak suyun üzerinde yüzüyor.
“She loves to float in the pool.”
Havuzda yüzmeyi çok seviyor.
“A boat can float because it is light.”
Bir bot hafif olduğu için su üstünde kalabilir.
“The cork floats in the glass.”
Mantar bardağın içinde yüzüyor.
“We watched the clouds float across the sky.”
Bulutların gökyüzünde süzüldüğünü izledik.
“He tried to float on his back.”
Sırt üstü yüzmeye çalıştı.
“The toy duck floats in the bathtub.”
Oyuncak ördek küvette yüzüyor.
“Ice cubes float in a cold drink.”
Buz küpleri soğuk bir içeceğin içinde yüzer.
“Fish float near the surface at night.”
Balıklar gece yüzeye yakın yüzer.
“The log floated down the river.”
Kütük nehirde sürüklenerek gitti.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2yüzmek, su üstünde kalmak(bu sayfa)
- B1dalgalanmak, havada süzülmekBu anlama git
- B2döviz kurunu dalgalandırmakBu anlama git