float

//floʊt//

Fiiller
B1

Çeviri

süzülmek, dalgalanmak

Tanım

Float, bir sıvı veya gaz içinde batmadan durma veya hareket etme eylemini ifade eder. Genellikle su yüzeyinde kalma veya havada asılı kalma durumunu tanımlar. Bu kelime, bir nesnenin yoğunluğunun çevresindeki ortamdan daha az olması sonucu yer çekimine karşı koyarak yukarıda kalmasını anlatır. Günlük kullanımda, bir balonun havada süzülmesi veya bir tahta parçasının su üzerinde dalgalanması gibi durumlar için kullanılır.

Örnek

  • The balloon floated gently upward into the sky.

    Balon yavaşça gökyüzüne doğru süzüldü.

  • A leaf floated on the surface of the pond.

    Bir yaprak göletin yüzeyinde dalgalandı.

  • The clouds floated lazily across the blue sky.

    Bulutlar mavi gökyüzünde tembelce süzüldü.

  • She watched the feather float in the air for a moment.

    Bir an için tüyün havada süzülmesini izledi.

  • The cork floated on the water after the boat passed.

    Tekne geçtikten sonra mantar suyun üzerinde dalgalandı.

  • A soap bubble floated past my window.

    Penceremin önünden bir sabun köpüğü süzülüp geçti.

  • The astronaut floated effortlessly in the space station.

    Astronot uzay istasyonunda zahmetsizce süzüldü.

  • Wood floats on water because it is less dense.

    Tahta, yoğunluğu daha az olduğu için suyun üzerinde yüzer.

  • The scent of flowers floated through the open window.

    Çiçek kokusu açık pencereden içeri süzüldü.

  • A piece of ice floated in my glass of lemonade.

    Limonata bardağımda bir buz parçası yüzüyordu.

Eş anlamlılar

yüzmek
süzülmek
havada asılı kalmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bear

taşımak, katlanmak

Fiiller
Animals

Bear fiili, bir şeyi fiziksel olarak taşımak veya bir duruma, acıya, zorluğa katlanmak anlamına gelir. Bu kullanımda genellikle bir yükü, sorumluluğu veya olumsuz bir durumu üstlenmeyi ifade eder. Örn…

coat

kaplamak

Fiiller
Clothes

Coat fiili, bir yüzeyi ince bir tabaka ile örtmek veya kaplamak anlamına gelir. Genellikle boya, vernik, şeker veya çikolata gibi malzemelerle bir nesnenin dış yüzeyini tamamen veya kısmen kaplamak iç…

sock

yumruk atmak

Fiiller
Clothes

"Sock" fiili, birine yumrukla vurmak anlamına gelir. Genellikle ani, sert ve beklenmedik bir yumruk atma eylemini ifade eder. Günlük konuşma dilinde kullanılır ve fiziksel bir saldırıyı betimler.

wear

aşınmak, yıpranmak

Fiiller
Clothes

Wear, bir nesnenin veya malzemenin sürekli kullanım, sürtünme veya zamanla bozulması, incelmesi veya hasar görmesi anlamına gelen bir fiildir. Genellikle kıyafetler, ayakkabılar, mobilyalar veya makin…

drive

dürtü, güdü

İsimler
Transport

Drive, bir kişiyi belirli bir hedefe yönlendiren güçlü içsel dürtü veya güdüdür. Bu terim genellikle bir başarıya ulaşma, bir ihtiyacı karşılama veya bir amacı gerçekleştirme arzusunu ifade eder. Psik…

fly

uçmak

Fiiller
Transport

Fly fiili, bir uçak veya benzeri bir hava aracıyla seyahat etmek anlamına gelir. Genellikle yolcuların bir yerden başka bir yere hava yoluyla gitmesini ifade eder. Bu kullanımda, kişi uçağı kullanmaz,…

ride

araba gezintisi

İsimler
Transport

Ride kelimesi, bir araçla (genellikle araba) yapılan kısa veya eğlence amaçlı yolculuğu ifade eder. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu anlam, birinin sizi bir yere götürmesi veya birlikte keyifli…

run

koşu

İsimler
Transport

Run, bir spor veya egzersiz olarak yapılan, ayakların hızla yer değiştirmesiyle gerçekleştirilen koşma eylemidir. Bu isim anlamı, genellikle belirli bir mesafeyi veya süreyi kapsayan, planlı veya keyf…

catch

duymak, anlamak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bir konuşma veya sesi duyup anlamak için kullanılır, özellikle dikkatlice dinlemeyi veya bir mesajı net bir şekilde algılamayı ifade eder. Genellikle günlük konuşmalarda birinin söylediği…

throw

şaşırtmak, afallatmak

Fiiller
Sports and leisure

Throw fiili, birini şaşırtmak, afallatmak veya hazırlıksız yakalamak anlamında kullanılır. Genellikle beklenmedik bir olay, söz veya durum karşısında kişinin kafasının karışmasını veya ne yapacağını b…