trail

//treɪl//

Fiiller
B2

Çeviri

izlemek, takip etmek

Tanım

Trail fiili, birini veya bir şeyi gizlice veya dikkatlice izleyip takip etmek anlamına gelir. Genellikle bir kişinin hareketlerini gözlemlemek, bir hedefe ulaşmak veya bir ipucunu bulmak için kullanılır. Bu kullanımda trail, fiziksel bir takipten ziyade bir rotayı veya süreci adım adım izlemeyi de ifade edebilir. Örneğin, bir dedektif bir suçluyu trail ederken, bir araştırmacı bir hayvanın izini sürebilir. Günlük dilde daha çok polisiye veya macera bağlamlarında karşımıza çıkar.

Örnek

  • The detective trailed the suspect through the crowded market.

    Dedektif, şüpheliyi kalabalık çarşıda takip etti.

  • We trailed the deer for hours before finally spotting it.

    Geyiği saatlerce izledik ve sonunda fark ettik.

  • The journalist trailed the politician to uncover the scandal.

    Gazeteci, skandalı ortaya çıkarmak için politikacıyı takip etti.

  • They trailed the lost hiker using footprints in the snow.

    Karda ayak izlerini kullanarak kaybolan yürüyüşçüyü izlediler.

  • The spy trailed the enemy agent without being noticed.

    Casus, düşman ajanını fark edilmeden takip etti.

  • She trailed her brother to see where he was going.

    Kardeşinin nereye gittiğini görmek için onu izledi.

  • The police trailed the car for several miles before pulling it over.

    Polis, arabayı durdurmadan önce birkaç mil boyunca takip etti.

  • The biologist trailed the wolf pack to study their behavior.

    Biyolog, kurt sürüsünü davranışlarını incelemek için izledi.

  • He trailed the thief through the dark alleyways.

    Hırsızı karanlık ara sokaklarda takip etti.

  • The paparazzi trailed the celebrity everywhere she went.

    Paparatzi, ünlüyü gittiği her yerde izledi.

Eş anlamlılar

iz sürmek
peşine düşmek
kovalamak
gizlice izlemek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…