summit

//ˈsʌmɪt//

İsimler
B2

Çeviri

zirve, tepe

Tanım

Summit, bir dağın veya tepenin en yüksek noktasını ifade eder. Genellikle coğrafi bağlamda kullanılan bu kelime, fiziksel bir yükseltinin doruk noktasını tanımlar. Dağcılık ve doğa sporlarında sıkça geçer; bir dağın zirvesine ulaşmak, zorlu bir tırmanışın sonucunda elde edilen başarıyı simgeler. Ayrıca mecazi anlamda bir kariyerin veya sürecin en üst seviyesini belirtmek için de kullanılabilir, ancak burada yalnızca fiziksel zirve anlamı ele alınmıştır.

Örnek

  • The climbers finally reached the summit after a grueling six-hour ascent.

    Dağcılar, altı saat süren yorucu bir tırmanışın ardından nihayet zirveye ulaştı.

  • From the summit, we could see the entire valley spread out below us.

    Zirveden, tüm vadinin aşağıda uzanışını görebiliyorduk.

  • She planted a flag on the summit to mark her achievement.

    Başarısını işaretlemek için zirveye bir bayrak dikti.

  • The weather turned harsh just before they reached the summit.

    Zirveye ulaşmadan hemen önce hava sertleşti.

  • Many hikers attempt to climb the mountain, but only a few make it to the summit.

    Birçok yürüyüşçü dağa tırmanmayı dener, ancak yalnızca birkaçı zirveye ulaşır.

  • The summit was covered in snow, even in the middle of summer.

    Zirve, yaz ortasında bile karla kaplıydı.

  • They camped near the summit to watch the sunrise.

    Gün doğumunu izlemek için zirvenin yakınında kamp kurdular.

  • The path to the summit became steeper as they climbed higher.

    Zirveye giden yol, yükseldikçe daha dik hale geldi.

  • A helicopter rescued the injured climber from just below the summit.

    Bir helikopter, yaralı dağcıyı zirvenin hemen altından kurtardı.

  • Reaching the summit required both physical strength and mental determination.

    Zirveye ulaşmak hem fiziksel güç hem de zihinsel kararlılık gerektiriyordu.

Eş anlamlılar

doruk
tepe
zirve

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

bug

böcek dinleme cihazı

İsimler
Animals

Bug, bir konuşmayı gizlice kaydetmek veya dinlemek için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Genellikle casusluk, güvenlik veya özel dedektiflik gibi amaçlarla bir odaya, telefona veya eşyaya giz…

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

alien

yabancı, alışılmadık

Sıfatlar
Toys

Alien, bir ortama veya kişiye yabancı olan, alışılmadık veya uyumsuz nitelikteki şeyleri tanımlar. Bu kullanımda, kelime fiziksel bir uzaylıdan ziyade, bir durum, fikir veya duygunun kişiye tuhaf, tan…

board

yönetim kurulu

İsimler
School

Board, bir şirket veya kuruluşun stratejik kararlarını almak ve yönetimini denetlemek üzere seçilen üyelerden oluşan resmi bir gruptur. Genellikle üst düzey yöneticiler, hissedarlar veya bağımsız uzma…

class

kalite, sınıf

İsimler
School

İngilizce 'class' kelimesi, bir ürünün veya hizmetin kalite düzeyini veya kategorisini ifade eder. Bu kullanımda, genellikle bir malın veya hizmetin belirli standartlara göre sınıflandırıldığı durumla…

tick

işaretlemek (kontrol işareti)

İsimler
School

Tick, bir listenin veya formun üzerine doğrulama veya onay belirtmek için konulan küçük bir işarettir (✓). Genellikle bir öğenin tamamlandığını, seçildiğini veya doğru olduğunu göstermek için kullanıl…

alliance

ittifak

İsimler

Alliance, ortak bir amaç veya çıkar doğrultusunda bir araya gelen kişi, grup veya ülkeler arasında yapılan resmi veya gayriresmî iş birliği anlaşmasıdır. Genellikle siyasi, askerî veya ticari alanlard…

liberation

kurtuluş, özgürleşme

İsimler

Liberation, bir kişinin, grubun veya toplumun baskı, esaret, sınırlama veya kontrol altında olmaktan kurtulması anlamına gelir. Bu kavram, fiziksel özgürlükten (örneğin bir mahkumun serbest bırakılmas…

culprit

suçlu

İsimler

Culprit, bir suçun, hatanın veya olumsuz bir durumun sorumlusu olan kişi veya şey anlamına gelir. Genellikle bir olayın failini belirtmek için kullanılır ve hem hukuki bağlamda (bir suçu işleyen kişi)…

oppression

baskı, zulüm

İsimler

Oppression, bir kişi veya gruba, genellikle siyasi veya sosyal güç sahibi olanlar tarafından, adaletsiz, zalimce veya sert bir şekilde davranılması durumudur. Bu kavram, temel hak ve özgürlüklerin kıs…