split

//splɪt//

Fiiller
B2

Çeviri

bölünmek, ayrılmak

Tanım

Split fiili, bir bütünün iki veya daha fazla parçaya ayrılması, bölünmesi veya bir grubun farklı yönlere dağılması anlamına gelir. Bu eylem fiziksel nesneler, soyut kavramlar veya insan toplulukları için kullanılabilir. Örneğin, bir tahtanın yarılması, bir yolun iki kola ayrılması veya bir grubun fikir ayrılığına düşmesi 'split' ile ifade edilir. Bu kullanım, genellikle güçlü bir ayrılma veya bölünme eylemini vurgular ve sonuçta orijinal bütünlüğün bozulduğunu ima eder.

Örnek

  • The old tree split in half during the storm.

    Yaşlı ağaç fırtına sırasında ikiye bölündü.

  • The river splits into two smaller streams just north of the village.

    Nehir, köyün hemen kuzeyinde iki küçük dereye ayrılır.

  • The committee couldn't agree and eventually split over the funding issue.

    Komite anlaşamadı ve sonunda fon meselesi yüzünden bölündü.

  • She carefully split the log with an axe.

    O, baltayla kütüğü dikkatlice yardı.

  • The political party is in danger of splitting into factions.

    Siyasi parti, hiziplere ayrılma tehlikesiyle karşı karşıya.

  • We decided to split the bill equally among the five of us.

    Hesabı aramızda beş kişi eşit olarak bölüşmeye karar verdik.

  • The path splits here; you can go left or right.

    Yol burada ikiye ayrılıyor; sola veya sağa gidebilirsin.

  • The impact was so strong it split the rock cleanly.

    Darbe o kadar güçlüydü ki kayayı temiz bir şekilde yardı.

  • After the argument, the group split up and went their separate ways.

    Tartışmadan sonra grup dağıldı ve herkes kendi yoluna gitti.

  • The company plans to split its operations into independent regional units.

    Şirket, operasyonlarını bağımsız bölgesel birimlere bölmeyi planlıyor.

Eş anlamlılar

ayrılmak
parçalanmak
yarmak
dağılmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

drive

sürücü (bilgisayar)

İsimler
Transport

Bilgisayar donanımına yazılım aracılığıyla erişimi sağlayan ve işletim sistemi ile donanım arasında iletişim kuran programdır. Sürücüler, bir yazıcı, ekran kartı veya ses kartı gibi aygıtların doğru ç…

catch

kapmak, bulaşmak

Fiiller
Sports and leisure

Catch fiili, bu kullanımda bir hastalığa yakalanmak veya bir hastalığın bulaşması anlamına gelir. Genellikle soğuk algınlığı, grip gibi bulaşıcı hastalıklar için kullanılır ve günlük konuşma dilinde y…

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Retreat, askeri bir birlik veya ordunun, genellikle düşman baskısı veya stratejik nedenlerle, bulunduğu mevziden planlı bir şekilde geri çekilmesi eylemidir. Bu terim, savaş alanında düzenli bir tahli…

resist

direnmek, karşı koymak

Fiiller

Resist, bir eyleme, etkiye, baskıya veya değişime karşı durmak, ona engel olmaya çalışmak anlamına gelir. Genellikle fiziksel bir güce, bir alışkanlığa, bir cazibeye veya otoriteye karşı koyma durumla…

tamper

kurcalamak

Fiiller

Tamper, bir şeyi izinsiz veya usulsüz bir şekilde değiştirmek, bozmak veya müdahale etmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir cihaz, sistem, belge veya kanıt gibi hassas bir nesneye yetkisiz mü…

act

yasa, kanun

İsimler

Act, bir ülkenin yasama organı tarafından kabul edilen ve resmi olarak yürürlüğe giren yazılı bir kanun veya yasadır. Genellikle parlamento veya kongre gibi yetkili bir kurum tarafından çıkarılır ve t…

address

ele almak

Fiiller

Address fiili, bir sorunu, konuyu veya durumu ele almak, üzerinde durmak veya çözmeye çalışmak anlamına gelir. Bu kullanım genellikle resmi veya akademik bağlamlarda, bir meselenin dikkate alınması ve…

bar

engel olmak, mani olmak

Fiiller

Bar fiili, bir şeyin olmasını veya birinin bir şey yapmasını engellemek, önlemek anlamına gelir. Genellikle resmi veya hukuki bağlamlarda kullanılır ve bir eylemin gerçekleşmesine izin verilmediğini i…

blow

darbe, vuruş

İsimler

Blow, bir yumruk, tokat veya herhangi bir nesneyle yapılan fiziksel bir darbeyi veya vuruşu ifade eder. Genellikle kavga, spor veya kaza gibi durumlarda kullanılır ve hedefe uygulanan ani ve sert bir…

call

karar vermek

Fiiller

"Call" fiili, bir durum veya olay hakkında karar vermek, özellikle bir sonucu veya eylemi belirlemek anlamında kullanılır. Genellikle resmi veya önemli bağlamlarda, bir seçim yapılması gerektiğinde te…