split
//splɪt//
Çeviri
bölünmek, ayrılmak
Tanım
Split fiili, bir bütünün iki veya daha fazla parçaya ayrılması, bölünmesi veya bir grubun farklı yönlere dağılması anlamına gelir. Bu eylem fiziksel nesneler, soyut kavramlar veya insan toplulukları için kullanılabilir. Örneğin, bir tahtanın yarılması, bir yolun iki kola ayrılması veya bir grubun fikir ayrılığına düşmesi 'split' ile ifade edilir. Bu kullanım, genellikle güçlü bir ayrılma veya bölünme eylemini vurgular ve sonuçta orijinal bütünlüğün bozulduğunu ima eder.
Örnek
“The old tree split in half during the storm.”
Yaşlı ağaç fırtına sırasında ikiye bölündü.
“The river splits into two smaller streams just north of the village.”
Nehir, köyün hemen kuzeyinde iki küçük dereye ayrılır.
“The committee couldn't agree and eventually split over the funding issue.”
Komite anlaşamadı ve sonunda fon meselesi yüzünden bölündü.
“She carefully split the log with an axe.”
O, baltayla kütüğü dikkatlice yardı.
“The political party is in danger of splitting into factions.”
Siyasi parti, hiziplere ayrılma tehlikesiyle karşı karşıya.
“We decided to split the bill equally among the five of us.”
Hesabı aramızda beş kişi eşit olarak bölüşmeye karar verdik.
“The path splits here; you can go left or right.”
Yol burada ikiye ayrılıyor; sola veya sağa gidebilirsin.
“The impact was so strong it split the rock cleanly.”
Darbe o kadar güçlüydü ki kayayı temiz bir şekilde yardı.
“After the argument, the group split up and went their separate ways.”
Tartışmadan sonra grup dağıldı ve herkes kendi yoluna gitti.
“The company plans to split its operations into independent regional units.”
Şirket, operasyonlarını bağımsız bölgesel birimlere bölmeyi planlıyor.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1bölmek, ayırmak (fiil)Bu anlama git
- B2bölünmek, ayrılmak (fiil)(bu sayfa)
- B2bölünme, ayrılma (isim)Bu anlama git