solid

//ˈsɒlɪd//

Sıfatlar
B2

Çeviri

tamamen dolu

Tanım

Solid, bir alanın, zaman diliminin veya kapasitenin tamamının kullanıldığını, boş yer kalmadığını ifade eder. Bu kullanım, özellikle programların, takvimlerin veya fiziksel mekanların yoğunluğunu belirtmek için yaygındır. Örneğin, bir ay boyunca her gün için planı olan bir kişinin programı 'solid' olarak tanımlanabilir. Bu anlam, doluluk ve kesintisizlik fikrini vurgular.

Örnek

  • My schedule for the next month is completely solid.

    Önümüzdeki ay için programım tamamen dolu.

  • The parking lot was solid with cars during the festival.

    Festival sırasında otopark arabalarla tamamen doluydu.

  • We have a solid week of meetings ahead of us.

    Önümüzde tamamen dolu bir haftalık toplantılar var.

  • The auditorium was solid; not a single seat remained empty.

    Konferans salonu tamamen doluydu; tek bir boş koltuk kalmamıştı.

  • Her calendar is solid with appointments until the end of June.

    Takvimi Haziran sonuna kadar randevularla tamamen dolu.

  • The traffic was so heavy that the highway was solid for miles.

    Trafik o kadar yoğundu ki otoyol kilometrelerce tamamen doluydu.

  • He booked a solid two hours for the presentation and discussion.

    Sunum ve tartışma için tamamen dolu iki saat ayırdı.

  • The storage unit is solid with boxes; we can't fit anything else.

    Depo birimi kutularla tamamen dolu; başka hiçbir şey sığdıramayız.

  • The concert schedule for the summer is solid with big-name artists.

    Yaz konser programı ünlü sanatçılarla tamamen dolu.

  • After the announcement, her inbox was solid with congratulatory messages.

    Duyurudan sonra gelen kutusu kutlama mesajlarıyla tamamen doldu.

Eş anlamlılar

dolup taşmış
yoğun
tıka basa dolu

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

reckless

düşüncesiz

Sıfatlar

Sonuçlarını düşünmeden, pervasızca ve aşırı riskli davranan; dikkatsiz, tedbirsiz ve umursamaz bir tavır sergileyen.

apparent

açık, belirgin, görünür

Sıfatlar

Gözle görülebilen, kolayca fark edilebilen veya anlaşılabilen; gerçekte öyle olmasa bile dışarıdan öyle görünen durumları ifade eder. Hem 'görünürdeki' hem de 'besbelli, ortada olan' anlamlarında kull…

capable

yetenekli, kabiliyetli

Sıfatlar

Bir işi yapabilecek bilgiye, beceriye veya güce sahip olan; bir şeyi başarabilme potansiyeli taşıyan. Hem doğuştan gelen hem de sonradan kazanılmış becerileri ifade etmek için kullanılır.

royal

muhteşem, görkemli

Sıfatlar

'Royal' sıfatı, bir şeyin olağanüstü ihtişam, büyüklük veya etkileyici bir görünüme sahip olduğunu ifade etmek için mecazi olarak kullanılır. Bu kullanım, gerçek anlamdaki kraliyetle ilgili olmaktan z…

select

seçkin

Sıfatlar

'Select' kelimesi, bir grup veya tür içinden özenle seçilmiş, kalitesi veya niteliği yüksek olan şeyleri veya kişileri tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Bu kullanım, genellikle özel, ayrıcalıkl…

senior

son sınıf öğrencisi

İsimler

Senior, bir lise veya üniversitede eğitiminin son yılında olan öğrenciyi ifade eder. Bu terim, genellikle dört yıllık bir programın dördüncü yılındaki öğrenciler için kullanılır. Örneğin, bir lisede 1…

sharp

diyez

İsimler

Müzikte, bir notanın ses yüksekliğini yarım ton yükselten işaret veya semboldür. Notanın solfej adının sonuna 'diyez' kelimesi eklenerek (örneğin, 'fa diyez') veya notanın önüne # sembolü konularak gö…

smooth

sorunsuz, problemsiz

Sıfatlar

Smooth, bir işlemin, sürecin veya etkileşimin hiçbir engel, zorluk veya kesinti olmadan kolayca ve zahmetsizce ilerlediğini ifade eder. Bu anlamda, bir şeyin akıcı, uyumlu ve rahat bir şekilde gerçekl…

sore

kırgın, gücenmiş

Sıfatlar

Sore, bir kişinin incinmiş, alınmış veya gücenmiş duygusal durumunu ifade eder. Bu anlamda, genellikle bir hayal kırıklığı, haksızlık veya reddedilme sonucu oluşan içerleme hissini tanımlar. Kullanımı…

spare

bağışlamak, öldürmekten vazgeçmek

Fiiller

Spare fiili, bu bağlamda, birinin hayatını sona erdirmekten vazgeçmek, öldürmemek veya cezalandırmamak anlamına gelir. Genellikle bir otorite figürünün (bir hükümdar, komutan veya galip tarafın) yenil…